|
Yazar : Mehmet ALTAN
Sayı : 7.Sayı (Temmuz - Eylül 2005)
Konu : Gıda
Hurma için kimisi “Peygamber çikolatası” kimisi
“Medine baklavası” der. Hac veya umre dönüşü yolunuzu gözleyen
dostlarınıza sunabileceğiniz en makbul ikramdır hurma.
Hurmayı, üç dört yaşlarında iken dayımın hacdan
dönerken getirmesiyle ilk defa tattım. O zaman nefis tadına hayran
olduğumu şimdi gibi hatırlıyorum. Ama ne yazık ki o günün
taşımacılıktaki sıkıntılarından dolayı bu güzel meyve çok az
getirilebiliyordu. Bundan dolayı da bana ancak bir tane düşmüştü. Anneme
“bir tane daha” diye utana sıkıla rica etmiştim. O da benim için
yengemden bir tane daha istemişti. O zaman tabii yaşımın küçüklüğünden
hurmanın nasıl yetiştiğini düşünemezdim, bilemezdim. Ama sonraları
hurmayı tanıdığımı zannettiğim halde, araştırdığımda hiç de tanımadığımı
anladım. Medine’ye gelen misafirlerle bir hurma bahçesine gittiğimizde
orada bize hurmanın bazı ilginç özellikleri anlatıldı. Onun insana
benzemesinden bahsedildi. Bu benzetme herkes gibi benim de dikkatimi çok
çekmişti. Acaba bu konuda hadisler de var mıydı? Bu konuda yazılmış
kitap bulunur muydu? Merakımdan kitapçılardan hurma ile ilgili kitap
aramaya başladım ve hayretler içinde kalmıştım. O kadar çok kitap
yazılmıştı ki hurmayla ilgili. Kimi doktora tezi, kimi hurma
yetiştiricilerine eğitim, kimi de sadece hurmayla ilgili ayet ve
hadislerden bahsediyordu. Çoktan tercih zor olur. Ben bir tek kitap
almak istiyordum. Hurma yetiştirmeyle ilgili olanları bir kenara koydum.
Çünkü ben hurma yetiştirmedeki incelikleri değil genel olarak hurmayı
tanımak istiyordum. Epey tereddütten sonra nasıl olsa ben bunların
hepsini alacağım, birinden başlayayım dedim; hurma ve ağacını detayıyla
tanıma çalışmasına böylece başladım. Her geçen gün hurmayla ve ağacıyla
ilgili yeni bilgiler elde ettikçe hayretten hayrete düştüğümü çok
rahatlıkla söyleyebilirim. Bu arada okuduğum kitaplardan notlar almaya
başladım. Ve bir gün dostlarımdan biri bu notları niçin yazmadığımı
sordu. “Biz Türk toplumu olarak hurmayı severek yeriz; ama nasıl
yetiştiğini ve özelliklerini bilmeyiz” dedi. Ben de Medine’yi ziyarete
gelen misafirlere bu bilgileri aktardığımda bir çoğunun cidden hayretler
içinde kaldığını gördüm. “Biz hurmayı çöl meyvesi olarak bilirdik”, “Onu
susuz yerde yetişir biliyorduk”, “Bu kadar faydalı olduğunu bilmiyorduk”
gibi itiraflarda bulunan hiç de az değildi. Bundan dolayı ben de hurma
hakkında bulduğum bilgileri sizlerle paylaşmak istedim.
Hurma ağacı yaprağını hiç dökmeyen ve bazı
özellikleri ile de insana çok benzeyen bir ağaçtır. Sıcak iklimlerde
yetişir. Sekiz bin seneden beri varlığı bilinen hurmanın yetişmesi için
iki unsur çok önemlidir. Biri su diğeri ise sıcaklıktır. Yani güneş. Bu
ikisinden biri yeterli derecede olmazsa hurma yetişmez. Hatta hurmanın
meyve vermesi sadedinde şöyle bir söz söylenir: “Kökü sudan, tepesi
güneşten ayrılmaması gerekir.” Bazı kimseler bunu şu şekilde de ifade
etmişlerdir: “Hurmanın ayağı cennette başı ise cehennemde olmalıdır.” Bu
gerçekten doğrudur. Suyu bol yerde ekilen hurma ağaçları, her ne kadar
büyüyüp boy atsa da meyve verme sürecinde yeterli güneşi bulamadığından
meyvesi olmuyor. Olan meyveler de güdük kalıyor. Aynı şekilde güneş
varsa, su yoksa yine bu mümkün olmuyor. Hurma ağacının gövdesi geniş,
silindirimsi ve uzundur. Bu iri yapı, sıcak ortamda hayatını devam
ettirebilmesi için devamlı su istemektedir. Hurma meyve olarak çok
yararlı bir gıdadır. Onda insan bünyesi için gerekli her şey vardır.
Yağ, protein, vitamin, mineraller vs. Sizin ancak bir çok şeyi yiyerek
alabileceğiniz bu ihtiyaçları hurma tek başına karşılar. Bundan dolayı
bir insan yalnızca hurma yiyerek yaşamını devam ettirebilir. Hz.
Peygamberimizin zamanında insanlar bazen uzun zaman yiyecek bir şey
bulamazlardı. Sadece hurma yerlerdi, su içerlerdi. Ama hasta olmazlardı.
Hz. Peygamberin arkadaşları, eşi Hz. Ayşe’ye: “Zamanında evinizde ne
yer-içerdiniz?” diye sorduklarında, O da şöyle dedi: “Evimizde bazen iki
üç ay geçerdi de ateş yanmazdı.” “Peki ne yerdiniz?” “Hurma ve su”. Işte
canlı örneği; sadece hurma yemekle Hz. Peygamber’in evinde aylarca hayat
devam ettiriliyor. Peygamberimiz bir defasında hurmanın doyuruculuk ve
kifayet ediciliğini açıklamak için Hz. Ayşe’ye “Ey Ayşe, evinde hurma
olmayanlar açtırlar” buyurmuştur ve bu sözü iki veya üç defa
tekrarlamıştır.
Çok eski devirlerden bu yana hurma Araplar için önem
arz eden bir meyvedir. Şairler şiirlerine konu etmişler, kendile-rine
ilham kaynağı saymışlar, onu en güzel şekilde vasfetmek için
yarışmışlardır. Hakkında şarkılar ve ata sözleri söylenmiştir. Bu günün
Arapları da hurmaya, yaşamlarındaki önemine binaen ihtimam gösterirler.
Ondan dolayı her yılın 15 Eylül günü hurma günü olarak kutlanır. Arap
Devletleri Birliği ortak bir kararla bu günü şenlik günü ilan
etmişlerdir. Bu günde hurma ile ilgili açık oturumlar, brifingler,
ziraatının yaygınlaştırılması ile ilgili teşvikler, ziraatındaki
incelikleri anlatma, stoklama da ve dikkat edilmesi gereken hususları
belirtme ve hurmadan modern bir şekilde en fazla istifade etme
yollarının araştırılması gibi konularla ilgili faaliyetler yapılır.
Hurmanın Özellikleri
Son zamanlarda hurma, bilim adamları tarafından da
incelenmeye başlanmış ve ondaki özellikler keşfedilmeye çalışılmıştır.
Bulunan sonuçlar gerçekten ilginçtir. Hurma sadece gıda değil aynı
zamanda bir ilaçtır. Mineraller açısından oldukça zengin bir meyvedir.
Şeker açısından da zengindir. Bu özelliğiyle enerji verir. Meyve şekeri
içerdiği için, sanılanın aksine şişmanlatmaz. Yoğun tempo yüzünden
kendinizi yorgun ve bitkin hissediyorsanız bol bol taze hurma yiyin. Lif
yönüyle de zengin olduğu için yemek aralarında atıştırılması kabızlık
için iyi bir ilaçtır. Elmanın kalp ve damar hastalıklarına karşı önemi
bilinen bir şeydi. Uzmanların yaptığı bir incelemede elma ve hurmanın
yararları karşılaştırıldı. Hurmanın lif, mineral ve fenol açısından
zengin olduğunu söyleyen uzmanlar, elmada daha fazla bakır ve çinko
bulunduğunu, buna karşılık hurmadaki sodyum, potasyum, magnezyum,
kalsiyum ve demir miktarlarının elmanınkinin iki katı olduğunu
belirtiyorlar. Düzenli yenilmesi halinde kalp ve damar hastalıkları
riskini azaltan hurmanın, içindeki yararlı maddelerin daha çok
kabuklarında bulunduğu söyleniyor. Hurma ayrıca, bedeni ve zihni
gelişmeyi sağlar. Kansere karşı ciddi koruyucudur. Boğaz hastalıkları
için faydalıdır. Boğaz ağrısını keser. Bronşit, öksürük ve soğuk
algınlığı şikayetlerini giderir. Kemik hastalıklarında tesiri ciddi bir
seviyededir. Hurma aç karna yenmelidir ki kendisinden beklenen fayda
tahakkuk etsin. Mineraller açısından oldukça zengindir. Içeriğinde
kalsiyum, potasyum, demir, B vitamini ve A vi-tamini bulunmaktadır.
Hurmanın besin değeri anlatılmakla bitmeyecek kadar
çok ve araştırmacıları meşgul edecek kadar derindir. Gıda olmasının
yanında, aynı zamanda da ilaçtır. Kanserden kansızlığa, mide ve bağırsak
rahatsızlıklarından beyin ve beden zafiyetine kadar bir çok hastalığın
şifasıdır hurma…
Günümüzün en önemli rahatsızlığı stres ve gerginliğin
de baş düşmanıdır hurma. Stresli ve gergin olanlara sabah, öğle ve akşam
olmak üzere üçer-beşer adet hurma yemesi tıp çevrelerince tavsiye
edilmektedir. Uzmanların yaptığı araştırmalar, sonucunda sinirleri
güçlendiren B6 vitamini ve magnezyum mineralinin hurmada yüksek miktarda
bulunduğu ortaya çıkmıştır. Sinir vitamini olarak adlandırılan B6 ile
kasların çalışmasında önemli rol oynayan ve bu sebeple kalp krizini
önleyici tesiri olduğu bilinen magnezyum hurmada bol miktarda mevcuttur.
Hurmanın çok tüketildiği ülkelerde kansere tutulma oranı çok azdır.
Hemen hemen yok gibidir. Hurmanın gıda değeri çok yüksektir. Bu sebeple
bedenen ve zihnen ağır çalışanlara, bedeni ve zihni çalışmadan yorgun
düşenlere, hastalıktan bitap düşmüş olanlara çok faydalıdır. Hurma hem
enerji verir hem de kasların ve sinirlerin gelişmesini sağlar. Hurma
özellikle hamile ve emzikli hanımlar için çok faydalıdır. Anne
karnındaki çocuğun sağlıklı gelişmesini sağlar ve hamileliğin anneyi
zayıf düşürmesini önler.
Kısacası hurma mucizevi bir meyvedir ve tıpkı tadı
gibi özel bir ikramdır.
Hurmadan Yapılan Tatlı Çeşitleri
Hurma çok tatlı bir meyvedir. Onu kullanarak
sofralarımızda veya çay saatlerimizde ikram için çeşitli tatlılar
yapabiliriz. Biz bunlardan bazılarının tariflerini size aktarmak
istiyoruz.
Pratik Bir Tatlı: Tereyağlı Hurma Kavurması
Bu tatlı yumuşak hurmalardan yapılır. Önce hurmanın
çekirdekleri çıkarılır. Hurmalar bir tavaya konur yeteri kadar tereyağı
ilave edilir. Tavada tereyağı hurmalara yedirilmek üzere 5-6 dakika
karıştırılır. Koyu bir macun haline gelir. Sıcak olarak servis yapılır.
Bu macun ekmekle yenirse daha leziz olur. Iyice olgunlaşmış taze hurma
da bu tatlının yapımında kullanılabilir.
Sütlü Hurma Tatlısı:
Yukarıda verdiğimiz tarif hazır olunca çok az süt
ilave edilerek biraz daha karıştırılır. Macun kıvamına getirilir. Sıcak
olarak servis yapılır.
Yumurtalı Hurma Kavurması:
Yine ilk tarifimizi hazırlıyoruz. Yani yumuşak ve
çekir-deği çıkarılmış hurmalarımızı tereyağıyla kavurarak macun haline
getiriyoruz; hazır olunca da üzerine ihtiyaca göre yumurta kırıp servis
yapıyoruz.
Hurma Kurabiyesi (Mâmûl):
Çekirdeklerini çıkardığımız yumuşak hurmaları
tereyağında kavuruyoruz. Un kurabiyesi olarak hazırlanan kurabiye
hamurumuzun içine biraz hurmadan koyarak kurabiyenin ağzını kapatıyoruz.
Üzerini çatalla veya başka bir şeyle süsleyerek tepsiye dizilen
kurabiyeleri fırında pişiriyoruz. Içi hurma ezmesi dolu kurabiyeye
Araplar mamul derler. Kurabiye kalıpları varsa kalıba konarak muhtelif
şekiller verilebilir.
Susamlı veya Hindistancevizli Hurma Bilyeleri:
Önce hurmalarımızın çekirdeklerini çıkarıyoruz. Sonra
bu hurmaları ya makinede çekiyoruz veya havanda iyice eziyoruz. Macun
haline gelen hurmalarımızı bilye haline getiriyoruz. Bu bilyeleri susam
dolu tabağın içine batırı-yoruz. Susam kavrulabilir, sade de olabilir.
Hazırlanan bilyeler aynı zamanda Hindistan cevizine de batırılarak
farklı bir tat elde edilebilir. Bu bilyelerin içine arzuya göre fındık
fıstık da konabilir.
Hurmadan daha başka tatlılar da yapılır. Hurmalı kek,
hurmalı ekmek, hurmalı tost gibi.
Piyasada hurmalı bisküvi çeşitleri de mevcuttur.
Hurma Dolması Tatlısı
Malzemeler
24 adet Medine hurması
1 kase lor peyniri
2 çorba kaşığı toz şeker
2 limon kabuğu rendesi
24 adet kabuğu soyulmuş badem
Başlangıç olarak bir süzgece peçete serip, lor
peynirinin suyunu bırakması için serin bir yerde 2 saat dinlendirin.
Hurmaların üzerini keskin bir bıçakla uzunlamasına çizip, çekirdeklerini
çıkarın. Servis tabağına dizdiğiniz hurmaların içine, süzülmüş lor
peyniri, rendelenmiş limon kabuğu ve şekeri çırparak hazırladığınız
kremayı doldurun. Hurmaların üzerini birer adet ayıklanmış badem ile
süsleyip, servis yapın. Afiyet olsun…
|