Haccın Tanımı

Giriş


Ana Bölümler


• Giriş

HACC
Hacla İlgili Ayetler
Haccın Çeşitleri
Haccın Şartları
Haccın Rükünleri
Haccın Vacipleri
Haccın Sünnetleri
İhram
Tanımlar
Kurbanlar
Cinayetler(Cezalar)
Hac'da Kadınlar
Hacda Vekâlet
Nasıl Yapılır?
Umre
Medine-i Münevvere Ziyareti
Hacda Farklı Bir Mana
Rasulullah'ın Haccı ve Umresi
Linkler ve Hac Rehberleri

 


Giriş

Hac

Hac sözcüğü Kasıt, Yöneliş ve yürüyüş anlamına gelmektedir. Bu anlam bir bakıma hac ibadetine saygınlık ve kutsiyet atfedilen bir takım özel mekanlar üzerinden Allah’a yürünmesi şeklinde sembolik bir mahiyet kazandırır. Hac, İslâm’ın beş esasından birisidir. Hem malî ve hem de bedenî bir ibadettir. Hac, kelime olarak, "yönelmek, kastetmek, bir kimseyi ya da bir yeri çokça ziyaret etmek" anlamlarına gelir.Erkek olsun, kadın olsun şartlarını taşıyan her Müslümana, ömründe bir defa haccetmek farzdır. Üzerine hac farz olan kimse, bu ibadeti geciktirmeden bir an önce yerine getirmelidir.

Haccın lâhuti boyutu mahşeri andırmasıdır. Farklı dil, ırk, bölge ve kültürlere, sosyal konum ve ekonomik güce sahip insanların eşit statüde ve aynı renk ve tüp elbiseler içinde toplanması, akın akın koşuşturması ve topluca ibadet etmesi, bir bakıma ahirette yaratıcının huzurunda dirilişi ve toplanışı hatırlatır. Hac mümini ahiretteki bu diriliş ve toplanmaya hazırlar ve bu bilinci kazanmasında ona yardımcı olur.

      Müslüman hacda yeryüzündeki bütün Müslümanlarla birlikteliğin ve kardeşliğin kollektif şuuruna erer. Orada artık ben yok biz vardır.

Hacda dıştan bakıldığında sembolik davranışlar şeklinde gözüken her ibadetin ve şeklin bir anlamı, mümini eğitici ve bilinçlendirici bir yönü vardır. Hac bir yönüyle de toplumsal bütünleşme, kaynaşma ve arınmanın bir anlamda üniversal çapta gerçekleştirilmesidir. Hac görüşüp tanışmaya vesile olmasının  yanında bir yönüyle de üretilen bilginin tanıtımının yapılacağı uluslar arası bir fuar içeriği de taşır.

Haccın sebebi ve namazlarda kıblegahımız  olan Kâbe, yeryüzünde Allaha ibadet için yapılan ilk binadır. Allahın emri ile Hz. İbrahim ve oğlu Hz. İsmail tarafından Mekkede yapılmıştır. İnşaat tamamlandıktan sonra, Cibril A.S. tavafın ve haccın nasıl yapılacağını fiilen göstermiş, Hz. İsmail de bunu hicaz halkına öğretmiştir.  Hz. İbrahim den sonra müşrikler tarafından haccın zamanı ve eda edilişi üzerinde yapılan tahrif ve değişiklikler, Rasülü Ekremin Veda Haccındaki uygulaması ile tekrar asli haline dönmüştür.

 

HACCIN MAHİYETİ VE TANIMI

Hac sözlükte “kastetmek ,yönelmek” anlamına gelen bir kelimedir. Fıkıh terimi olarak ise hac, “Mekke şehrindeki kabeyi ve civarındaki kutsal sayılan özel yerleri, özel vakit içinde usulüne uygun olarak ziyaret etmek ve yapılması gereken diğer menasiki yerine getirmek” demektir. Bunların hepsine birden hac törenleri anlamında “Menasikül Hac" denir.

İslamiyet’in beş esasından biri olan hac, hicretin 9. yılında farz kılınmıştır. Haccın farz olduğu hükmü Kur’an-ı Kerim ve Sünnette bildirilmiştir. Peygamberimizde haccı Müslümanlığın beş esasından birisi olarak saymış, haccın önemini ve yararlarını belirtmiş ve bu törenlerin nasıl yapılacağını fiilen göstermiştir.

Gücü yeten, yani sağlık ve servet yönünden haccetme imkanına sahip olan kişinin ömründe bir defa haccetmesi farz olup imkan eline geçince geciktirmeden yerine getirmesi gerekir.Hayatında bir defa hac yapmış olan Müslüman bu farzı yerine getirmiş olur.

Allah’ın emrettiği her şeyde şüphesiz insanların dünya ve ahiret hayatı için pek çok hikmetler vardır. Bu şaşmaz gerçeğe göre haccın da pek çok hikmetleri bulunmaktadır. Bunlardan bazıları şöyle sıralanabilir: Her insan yaratılışı gereği Yüce Allah’a karşı kulluğunu ortaya koymak ihtiyacındadır. Hac, kula, en belirgin bir şekilde Yüce Allah karşısında aczini ortaya koyma, kulluğunu ifade etme ve onun verdiği nimetlere şükretme imkanı veren bir ibadettir. Çünkü hacı, mal, mülk, makam ve mevki gibi dünyevi unsurlardan sıyrılarak Allah’a yönelir. Sonsuz güç ve kudret sahibinin karşısında teslimiyetini ve bağlılığını ifade eder. Bu durum kendisine Allah’a kul olma zevkini tattırır.

 

İmamların çoğunluğu gerekli şartları taşıyan hac yükümlüsünün bu ibadeti önündeki ilk hac mevsiminde eda etmesi gerektiği, sonraki yıllara tehir etmesinin günah olduğu hatta bu kişinin uzun süre tehir etmesiyle şahitliğinin kabul olamayacağı görüşündedirler.(bak.TDV İSAM ilmihali syf:515)

Yazıcıya Gönder


• Giriş • HACC • Hacla İlgili Ayetler • Haccın Çeşitleri • Haccın Şartları • Haccın Rükünleri • Haccın Vacipleri • Haccın Sünnetleri • İhram • Tanımlar • Kurbanlar • Cinayetler(Cezalar) • Hac'da Kadınlar • Hacda Vekâlet • Nasıl Yapılır? • Umre • Medine-i Münevvere Ziyareti • Hacda Farklı Bir Mana • Rasulullah'ın Haccı ve Umresi • Linkler ve Hac Rehberleri •


Sitemizin Bütün Sayfaları 1024/786 çözünürlükte hazırlanmıştır
En iyi görünümü İE 5.5 ve üstü ile elde edebilirsiniz.