|
SEBİR VE SEVR
19. Mektupta
Bediüzzaman hazretleri şöyle diyor: “Rasulü Ekrem aleyhissalatü vesselam
Mekkeden hicret ettiği ve müşrikler takibe çıktıkları vakit Sebir
namındaki dağa çıktılar. Sebir dedi: Ya Rasulallah! Benden ininiz.
Korkarım benim üstümde sizi vururlarsa, Allah beni tazip eder, onun için
korkarım.” Cebel-i Hira çağırdı. “Bana gel Ya Rasulallah.”
Bu sır içindir ki ehl-i kalb, Sebir’de havf (korku) ve Hira’da
emniyet hissederler. Bu misalden anlaşılır ki o koca dağlar birer
müstakil abddir. Müsebbihdir ve vazifedârdırlar. Peygamber aleyhissalatü
vesselamı tanır ve severler. Başı boş değillerdir. (Bu meseleyi Kâdı İyaz,
Şifa isimli kitabında I/308.’de anlatmaktadır.)
CEBEL-İ KUBEYS
Cebel-i Kubeys meşhur
bir dağdır. Hemen Kabenin yanındadır. Eskiden görülürdü. Şimdi üzerine
binalar yapılmıştır. Demirci Kubeys burada çadır kurup ikamet ettiği için
onun ismi verilmiştir. Safa tepesinin üzerindeki bu dağın üstünde bir
mescid inşa edilmişti. Cebel-i Kubeyse, Hacer-i Esved burada Nuh Tufanı
zamanında korunduğu için Cebel-i Emin ismi de verilir. Hz. İbrahim
Kabeyi bina edince oğlu Hz. İsmail, Hacer-i Esvedi Cebeli Kubeysden alıp
getirmiş ve şu andaki yerine yerleştirmiştir. Hz. İbrahim insanları hacca
Cebeli Kubeysten davet etmiştir. Peygamber Efendimiz (sas) Kureyşlilere
karşı kendisinin emin ve güvenilir bir şahsiyet olduğunu ortaya koymak
için “Şu dağın arkasından düşman ordusu geliyor desem inanır mısınız?”
diye sorunca “Evet inanırız.” demişlerdi. İşte o dağ Cebel-i
Kubeystir.
CEBEL-İ SEVR
Peygamber Efendimiz (sas)
Hz Ebu Bekir ile hicret yolculuğuna çıktığında Sevr dağının Athal
mağarasında saklanmıştı. Mekkenin güney tarafına düşer. Bu mağaranın
kapısı bir çocuk girecek kadar dar görünse de en şişman insanlar bile
girip çıkabilmektedir. Mağaranın kapısı hem dar hem de minarenin içi gibi
sağa sola bükülür. Mağaranın tepesine çıkılırsa Kızıl Deniz
görülür. Cebel-i Sevr Mina’dadır. Bu isim bu dağa Benî Hüzeyl
kabilesinden Sevr isminde birisinin buraya gömülmesinden dolayı
verilmiştir.
HİRA
Peygamberimize (sas)
ilk vahyin geldiği Hira mağarası Mekke ile Mina arasındadır.
Hira’nın bulunduğu dağa Cebel-i Nur denir. Bu dağ Cebel-i
Sevr’in karşısındadır. Şakk-ı Sadr yani Peygamber Efendimizin (sas)
ğöğsünün yarılması hadisesi Cebel-i Nur üzerinde gerçekleşmiştir.
CEBEL-İ HANDEME
Ebû Kubeys dağının
arkasında Şa’bi’l-Amir ve Ecyâd dağlarına karşı bir dağdır.
İbni Abbas bu dağda 70 peygamberin kabrinin olduğunu söyler.
ÜÇ CEMRE
Mina vadisinin üç
yerinde büyük sütunlarla üç alamet tayin edilmiştir. Bunlara birinci,
ikinci, üçüncü cemreler denir. Şeytan, Hz İbrahime, Hz. İsmali kurban
etmeye götürürken görünmüş ve taşlanmıştır. Onun hatırası olarak şimdi
hacılar oraya dikilen beyaz sütunlu olan direği –duvarı- taşlarlar. Bu
birinci cemredir. İkinci cemre; buna orta cemre de denir,
birinciden 150 adım uzakta ve Hayfa mescidi tarafındadır. Üçüncüsü
de 150 adım daha uzaktadır. Bunlara sıra ile küçük, orta, büyük şeytan
denir.
Hanefi alimlerine göre
küçük ve orta şeytan taşlandıktan sonra orada dua edilir. Büyük şeytan
taşlandıktan sonra dua edilmez ve oradan ayrılınır.

ŞEYTAN TAŞLAMA YERLERİNE AKABE DENİLMESİNİN SEBEBİ
Küçük, orta ve büyük
şeytanı simgeleyen taşların olduğu yere Akabe’de denilir. Çünkü cemreler
akabe mevkiindedirler. İslam Tarihinde akabenin önemi büyüktür. Çünkü
Peygamber Efendimiz (sas), İslam dinini yaymak için sık sık buraya
gelirdi. Bir çok insan burada Efendimizle gizli gizli görüşerek müslüman
olmuştur. Bilhassa 70 Medine’linin bir araya gelip Peygamberimiz (sas)’e
biat ederek canlarını korudukları gibi kılıçlarıyla Peygamberi (sas)
koruyacaklarına söz vermeleri, hicretin başlangıcını oluşturur. Akabe,
Mina vadisinde bir dağın ismidir. Aslında dağlardaki uzun, sarp ve
kayalıklı yokuşlara akabe denir. Bu tepeye özel isim olması,
Efendimize (sas) verilen ve çetin bir manayı ihtiva eden biat
ile çok yakından ilgilidir.
EFENDİMİZİN (sas)
DOĞDUĞU EV
Peygamber Efendimizin
(sas) doğduğu yer, Mekke'de Şua'b-ı Benî Hâşim'dir. Bu eve giden yola
Mevlid Sokağı denilirdi. Ama şimdi orada bir kütüphane mevcuttur.
Ka'be'ye çok yakındır.
Rivayete göre,
Efendimiz (sas) Mekke'den Medine'ye hicret edince burasını Ukayl,
başkalarına satmıştır. Haccac İbni Yusuf es-Sakafi, burasını satın
almıştır. Muhammed İbn-i Yusuf orada Beyza isminde bir ev yaptırdı
ve Efendinimizin (sas) doğduğu eve ilave ettirdi. Emevi Devleti yıkılıp
Abbasiler zuhur edince, Abbasi halifelerinden Harun Reşid'in annesi,
Zeran Hanımefendi, Kabe'yi ziyarete gelince, burayı satın aldı.
Beyza köşkünden ayırdı. Oraya bir mescid yaptırdı.
ZÜBEYDE SUYU
Harun Reşid'in hanımı
Zübeyde Hatun, gördüğü garip bir rüyanın güzel bir yorumu üzerine
Mekke'ye Haneyn tarafından bir su getirtmiştir. Bu su Müzdelife yoluyla
gelmiştir.
HZ. HATİCE'NİN EVİ
Hz. Hatice'nin (r.anhâ)
evi Mekke'de Sûk'ul-Atteri'nde bulunmaktadır. Buna Sûku’s-Saka da denir.
Hz. Hatice ve Hz. Resulullah (sas) burada kalmıştır. Hz. Fatıma burada
doğmuştur. Hz. Hatice burada vefat etmişti
Hz. ALİ'NİN EVİ
Hz. Ali'nin evi Şua'b-ı
Benî Sûk'ul-leyl'dedir.
Hz. HAMZA'NIN EVİ
Hz. Hamza'nın evi,
Menazil-i Benî Haşim'de olduğu için Mekke merkezine biraz uzaktır.
Hz. EBU BEKİR'İN EVİ
Hz. Ebu Bekir'in evi,
Sûk'ul-Hacer'dedir.
DÂRU’L-ERKAM
Darul-Erkam,
Sahabenin toplandığı meşhur evdir. Safa ile Merve'nin yanındadır.
DÂRU’N-NEDVE
Kureyş'in
meşhurlarının toplandığı yerdir. Kabe'nin Kuzey tarafında Rükn-ü İrakî ve
Rükn-ü Şami arasındadır.
KABE NE ZAMANDAN BERİ TAVAF EDİLMEKTEDİR?
Fahreddin Razi,
Hz. Ali (ra)'den şöyle bir hadis nakleder: “Cenab-ı Hak, meleklerini
yeryüzüne gönderip yer yüzünde Beyt-i Mamur'a benzer bir Beyt bina
etmelerini, yerde bulunanların da gökte Beyt-i Mamur'a tavaf eden melekler
gibi bu beyti tavaf etmelerini emretmiştir. Böylece Kabe'nin binası,
Adem yaratılmadan önce yapılmıştır.” Adem Aleyhisselam Cennet'ten
çıktıktan sonra aynı Beyt'i yapmıştır. Nuh Aleyhisselam'a kadar böyle
kaldığı rivayet edilir. Nuh Tufanı'ndan sonra Kabe'nin yapılması
İbrahim Aleyhisselam tarafından oğlu, Hz. İsmail ile beraber yaptılar.
ZEMZEM
Zemzem ile ilgili
pekçok Hadis-i Şerif vardır:
“Zemzem mübarektir.”
“Zemzem, içeni
doyurur.”
“Zemzem içeni doyurur
ve şifa bahşeder. Her hastaya bir şifadır. Zemzem her ne niyete içilirse,
şifası onun içindir.” “Kaburga kemiklerinin altına kadar,
karnını zemzem ile doldurmak yani boğaza çıkıncaya kadar zemzem içmek,
nifaktan kurtulmaya alamettir.”
“Kulun
karnında hiç bir zaman zemzem ile, Cehennem ateşi cem olmaz.”(Onun için,
sekerat vaktinde ölmeden önce müminlere zemzem içirilir.)
“Kur'a'na, Kabe'ye
anne-babaya ve zemzeme hürmetle bakmak ibadettendir.”
“Yer yüzünde
kuyuların en hayırlısı zemzem kuyusudur.”
“Her kim hac niyeti
ile Kabe'ye gelip Beytullah'ı ve Hacer-i Esvedi yedi kere dönüp yedi kere
tavaf etse, sonra Makam-ı İbrahim'e gelip iki rekat namaz kılsa, sonra da
zemzeme gelip suyundan içse, Cenab-ı Hak onu anadan, doğduğu gibi
çıkarır.”
İbn-i Abbas (ra) der
ki: “Zemzem, eğer şifa niyetine içilirse şifa olur. Eğer
korunmak için içilirse, Allah içeni korur. Eğer harareti gidermek
için içilirse harareti giderir.” Resullah'ı (sas) büyüten Ümmü Eymen
“Resullah'ın küçükken açlık ve susuzluktan şikayet ettiğini bilmem.
Sabahları biraz yemek yerler üzerine zemzem içerlerdi. Ondan sonra her ne
zaman yemek yedirmek istesem, “Karnım tok” derlerdi.” demiştir.
Zemzem Kuyusu, Kabe'nin
21X61=1281 cm doğusundadır. Derinliği 69x61=244 cmdir.
Hz. Hacer, suyun
aktığını görünce Süryanice, Zemzem! yani “Dur, dur!” demiş
ve böylece ismi Zemzem olarak kalmıştır. Bu ismin Zemazem
kelimesinden galat olarak Zemzem şeklinde kaldığını iddia edenler de
vardır. Zemazem ise çok su manasını ifade etmektedir. Bitmez tükenmez bir
su kaynağı olan Zemzem'in üç gözden suyunun geldiği tespit
edilmiştir. Bir dönem Kabe'nin bütün eşyasının buraya doldurulması ile
kapatılması uzun müddet Zemzem'i gözden uzak tutmuştur. Peygamber
Efendimizin (sas) dedesi Abdülmuttalib'in gördüğü garip bir rüya üzerine
Zemzem Kuyusu keşfedilmiş ve suyundan istifade edilmeye başlanmıştır.
Yazıcıya Gönder
Kitabın diğer bölümleri:
• Yukarı • Hac ve Mekke • Haccın Bozulması • Hz.İbrahim • Peygamberlik • Kabe • Medine Medine • Mekke ve Hacerül Esved • Mekke ve Bazı Tarihi Yerler • Mekke Ziyaret Yerleri • İlahiler •
|