|

Mescid-i Nebevî
Hazreti Peygamber, Medine'ye teşriflerinde Kubada bir
süre kaldıktan sonra miladi 622 yılının eylül ayının yirmi yedisine
tesadüf eden cuma günü, Medinenin merkezine hareket ettiler. (12
Rabiülevvel)
Kuba Mescidinin kuzeyinde -RANûNA-vadisi adıyla
bilinen vadide, ilk cuma namazını kıldırdılar. Bu gün Kubadan beş yüz
metre uzaklıktaki, -CUMA MESCİDİ- adını taşıyan mescid, aynı yerde inşa
edilmiştir.
Peygamber Efendimiz, Medineye girerken devesini
serbest bırakmış, kendisini misafir edip ağırlamak için sanki birbiriyle
yarışa giren Medinelilere (Devenin yolunu açın, o emir almıştır.) yani
gideceği yeri bilir diyordu.
Nihayet deve, Neccar oğullarından, Sehl ve Süheyl
adında iki yetim kardeşe aid olan arsaya geldi ve çöktü; Rasulullah
Efendimiz deveden inmeden, deve tekrar kalktı. Etrafa bakınarak kısa bir
süre dolaştıktan sonra geldi aynı yere oturdu.
Efendimiz (S.A.V.) (Mescidim ve evim buraya inşaa
edilsin) emrini verdi. Sahipleri arsayı hediye etmek için ısrar ettilerse
de kabul etmedi. Hz. Ebu Bekir den on dinar alarak yetimlere verdi ve
arsayı satın aldı.
Burada Mus'ab bin Umeyr (R.A.) muhacirlere, ve islamı
kabul eden Medinelilere cemaatle namaz kıldırırdı; peygamber efendimizle
hicret etmek için Medineden ayrılınca, Es'ad bin Zurara bu vazifeyi
üzerine almıştı.
Efendimiz (s.a.v.) deve çöktükten sonra, (ehlimizden
kimin evi buraya en yakındır?) diye sordular. Ebu Eyyub Halid bin Zeyd El
Ensari (r.a.) benim evimdir ya Rasulullah, işte kapısı diye işaret
ettiler.
Arsanın on beş metre güney doğusunda bulunan bu evde
Peygamber efendimiz yaklaşık yedi ay misafir olmuşlardı.
Güvenilir kaynaklara göre, mescidin ve evlerin inşaası,
622 yılının rabiulevvel ayının son günlerinde başlamış, aynı yıl şevval
ayında tamamlanmıştı. Ve Hz. Peygamberimiz Aişe validemizle, bu ay içinde
evlenmişlerdi.
MESCİDİN
İNŞAASI
Arsaya bitişik, müşriklere ait kabirler açılmış,
kemikler çıkarılmıştı. Yüzeyinde bulunan ağaç kütükleri vs. kaldırılmış ve
böylece oldukça geniş bir arsa temin edilmişti.
İnşaat hemen başlatıldı. Bir buçuk metre derinliğinde
açılan temeller taşlarla örüldü; duvarları kerpiç kullanılarak bina
edildi; mescidin bir kısmı, hurma dalları ve yapraklarıyla örtüldü,
üzerine de bir miktar toprak atıldı.Daha çok gölgeliğe benzeyen bu tavanın
yüksekliği, ayakta duran bir kişi kolunu yukarıya kaldırdığı zaman eli
tavana değecek kadardır.
Bir gece şiddetli bir yağmur yağmış, mescidin toprak
olan zemini, sular ve çamurlarla dolmuştu. Ashabı kiram, elbiselerinin
etekleriyle taşıdıkları çakılları namaz kıldıkları yerlere serperek
namazlarını eda edebilmişlerdi. Hz. peygamber namazdan sonra (bu ne
güzel sergidir) buyurdular. Bu mescid hasır sergiye ancak Hz.Ömer
(r.a.)devrinde kavuşabilmiştir. Mescidi Nebevi hurma dalları yakılarak
aydınlatılırdı.
Hicretin 9. yılında Medineye gelen Temim ed Dârii,
yanında kandiller, ipler ve yağlar getirmiş, mescid bunlarla aydınlatır
olmuştu. Rasul-i Ekrem Efendimiz de çok memnun kalmışlardı.
Mescidin güneyden kuzeye uzunluğu elli metre, doğudan
batıya eni de kırk dokuz metre idi. Bu 2450 metre kare mesahadır. Mescide
üç kapı açıldı; bunlardan biri güney tarafındaki duvarda, ikincisi -rahmet
kapısı- adıyla bilinen batı tarafındaki duvarda, üçüncüsü de doğu
tarafında açılan cibril kapısıdır.
Kıble kâbeden, önce -mescidi aksa- olduğu için,
hicretten sonra on altı ay peygamber efendimiz, mescidi aksaya yönelerek
namaz kıldırmışlardı. Bu itibarla mescidin mihrabı, kuzey tarafındaki
duvarda mescidi aksa yönüne denk düşecek şekilde işaretlenmişti.
Mescidin güney batısındaki duvara bitişik olarak Hz.
peygamberin hanımları Hz. Aişe ve Hz. Sevde annelerimiz için iki oda
yapıldı. Bu odaların kapıları mescidi şerife açılıyordu.
Mescidin güney batısında, Hz. Ömer'in hilafeti
devrinde açtırdığı Babüsselam kapısı tarafında Suffe adı
verilen bir gölgelik yapıldı. Üstü hurma dallarıyla örtülen bu yer, eski
evlerde kiyüksekçe yapılan sekiler ve sofalar gibi bir şeydi. Belki de
üstü hurma dalları ile sıra sıra yani saf saf dizilerek örtüldüğü için,
buraya suffe adı verilmişti.
Suffede gerek Mekkeden hicret eden, ve gerekse
muhtelif yerlerden Medine'ye gelen, fakir yeri yurdu olmayan müminler
barınır ve geceleri burada kalırlardı. Bunlar kendilerini ilim tahsil
etmeye adamış zamanlarını çoğunu ibadet ve oruç tutarak geçiren,
Rasulullahın vaaz ve irşatlarını dinleyen değerli kimselerdi. Rasulullahın
kumandasında olsun veya olmasın çıkan savaşların, hemen hemen hepsine
iştirak eden hazır mücahitlerdi. Çok fakir oldukları halde, afif, nezih ve
gözleri tok insanlar oldukları için kimseden kimseden bir şey
istemezlerdi. Peygamber Efendimiz kendi ehlinden ziyade Suffe ehliyle
ilgilenir, ihtiyaçlarını gidermeye çalışırdı. Bir yandan da Medineli
zengin ensar, onlara sürekli yardımlar da bulunur zaman zaman da evlerine
davet eder karınlarını doyururlardı. Aralarında Bilal-i Habeşi, Abdullah
Bin Mes'ûd, Abdullah bin ummi Mektûm Ebu zer Elgıffâri, Selman-ı Farisi,
Ammar bin Yâsir, ve Ebu Hureyre (Allah hepsinden razı olsun) gibi bir çok
değerli sahabe burada barınırlardı. Suffede Medineye gelen misafirler de
ağırlanırdı. Zaman zaman sayıları 400 e ulaşırlardı.
Buraya İslamda inşaa edilen ilk yatılı okul demek
mümkündür.
Hicretten onaltı ay sonra, Kâbe-i Muazzama kıble
olunca, güney duvarında bulunan kapı kapatılmış, yerine kuzey tarafında
bir kapı açılmıştı.Tabiatiyle Mihrap da güney duvarına nakledilmişti.
Suffe, mescidin kuzey batısına nakledilmiş, Rahmet kapısı da bir miktar
güneye kaydırılmıştı.
Hayberin fethinden sonra, hicri yedinci yılda mescit
büyütülmüş, güneyden kuzeye 68 m, doğudan batıya 57 m olmuş; mesahası 3876
metre kare olmuştu.
Mescidin doğusundaki duvara bitişik yedi oda,
kuzeyinde ve güneyinde de birer oda olmak üzere Peygamber efendimizin
hanımlarının odaları dokuza çıkmıştı.
Güneyde ki odada Hz. Ömerin kızı Hafsa annemiz
kuzeydeki odada da Huyey'in kızı Safiye annemiz ikamet ederlerdi. Arada
yol olduğu için bu iki oda, mescide bitişik değildi. Mescid bu şekliyle Hz.
Ömerin hilafetine kadar kalmıştır.
SELAMLAR...
Muhammed BEŞİR
Emekli Eğitimci
Medine-i Münevvere 2001
Yazıcıya Gönder
Medine ile ilgili diğer sayfaları okuyunuz
• Yukarı • Baki Mezarlığı • Efendimizi Ziyaret • Hucre-i Saadet • Kuba Mescidi • Medine Tarihi • Mescid-i Nebevî • Mescd-i Nebevi Tarihçesi • Ravza-i Mutahhara • Uhud Şehidliği • Ziyaret Yerleri • |