Mescid-i Nebevî'nin
Tarihçesi'ne Kısa Bir Bakış
Hulefâ-i Raşidîn Devri
Hz Ebu Bekr'in (R.A.)çok kısa süren Hilafeti zamanında,
arap yarımadasında irtidat gibi çıkan fitneleri bastırmakla meşgul olduğu
için, Mescidi Nebevide herhangi bir değişiklik olmamıştır. Belkide
Rasulullah Efendimizin yaptırdığı mescide el sürmemeyi tercih etmiştir.
Hz. Ömer b. Hattab (R.A.) halife olunca, kıble
tarafından üç, kuzey tarafından sekiz, batı tarafından altı metre
genişleterek mescidin mesahasını 4977 Metre kare yapmıştır.
Batı cihetinde selam kapısı, doğu cihetinde
nisa kapısı, kuzeyde de bir kapı açılarak mescidin kapıları altıya
ulaşmıştır. Tavan 5,5 metre yükseklikte yapılmış, mescidin zeminine
hasırlar serşlmiştir.
Hz. Osman b. Affan (R.A.) hicretin otuzuncu yılında,
kıble ve batı taraflarından ikişer, kuzetden de üç buçuk metre
genişletmiş, ve mescidin mesahası 5492,5 metrekare olmuştur. Mescid,
yeniden inşa edilmişti. Duvarları süslü taşlarla yeniden örüldü. Taş
sütunlar kullanılarak mescidin bir kısmının daha üzeri kapatıldı.
Emevî Devri
Hz. Osmanın (R.A.) imarından Altmış yıl sonra, Emevi halifelerinden
El- Velid b.Abdulmelik, Ömer b. Abdulazizin eliyle, mescidi yeniden inşa
ettirdi. O devrin ölçülerine bakılınca mescid, bina ziynet bakımından
bütün unsurları ihtiva eden, mükemmel bir hale getirildi.
Batı tarafından dokuz, doğu tarafından on, kuzey tarafından on beş
metre genişletilerek mescidin mesahası 7500 metereye çıkarılmıştı. Boyu
100 m. eni de 75 m. olmuştu.
Doğu tarafından on metre genişletilince, daha önceleri mescidin
dışında kalan ve Rasulullah Efendimizin hanımlarına ait olan odalar
mescidin içine alınmış oldu. Mescidin duvarları taşlarla örülmüş,
mermerlerle kaplanmıştı.
Mescidin tavanı 12,5 m. yükseklikte inşa edildi. Hindistandan gelen
sacc ağacı ile örtüldü. Üzerine yağmurdan korunmak için ikinci bir tavan
daha oluşturulmuştu. Tavandan avizeler ve kandiller sarkıtıldı. ilk kez
mihrabın bir kısmı duvarın içine alındı. Müezzin mahfeli ihdas edildi.
Minber dokuz basamaklı oldu. Mescidin dört köşesine de birer minare
dikildi.
Hücre-i Saadet, işlenmiş taşlar kullanılarak kapısı olmayan bir
duvarla örüldü. Bu duvar beşgen şeklinde bir sur ile çevrildi. tahtadan
parmaklıklar yapıldı. Kabri-şerifin üstünde, yağmura karşı muşamba ile
örtüldü.
Abbasî Devri
Abbasiler devrinde Harun-u Reşidin Babası El - Mehdi, mescidin
kuzeyindeki evleri satın alarak arsalarını mescide ilhak etti. mescid bu
yönde, 27 m. daha genişletilmiş oldu ve mesahası 9309 metreye ulaştı.
Mescidin batı ve doğu duvarlarında sekizer, kuzey ve güneyine de dörder
olmak üzere 24 kapı açılmıştı.
Zorunlu tamirat dışında mescid bu şekliyle kaldı. Tâ ki Hicri 654
senesinde Ramazan ayının ilk günü cuma gecesi kandilcinin ihmali yüzünden
mescidde yangın çıkmış; tavan, minber, kapılar, hücrenin kisvesi,kitaplar
ve diğer bir çok eşya tamamen yanmıştı. Abbasi halife mutasim billah,
hicri 655 yılında, ustalar göndermiş mescidin yeniden inşasına başlamıştı.
Ancak, 556. yılda tatarların Bağdatı istila etmeleri nedeniyle inşaat
tamamlanamamıştı. Bundan sonra, Mısırdaki memluk devletinin sultanları,
mescidin imar ve tamirini üzerlerine aldılar.
Kölemenler Devleti Devri
Mısır sultanı Muhammed b. Kalavun ilk defa Kabr-i
Şerifin üstüne kubbe inşaat ettirmişti. Hicri 678 .
Hicri 886 yılının ramazan ayında, güney doğudaki
minareye isabet eden bir yıldırım, mescidin büyük bir kısmının ikinci kez
yanmasına sebep oldu. Sultan Eşref Kayıtbay hiç vakit kaybetmeden mescidi
yeniden yaptırdı. pek mükemmel ve müzeyyen hale getirdi. Kabr-i Şerif
üzerine yeni bir kubbe yapıldı.Bu kez kubbe sütunlar üzerine oturtulmuştu.
Mihrab-i Osmani, biraz daha genişletildi. Ravza-i
Mutahharanın üzerine de bir kubbe inşa edildi. Yapılan kubbelerle mescidin
bir kısmı daha kapatılmış oldu. Tavanın zeminden yüksekliği on bir metreye
ulaştı. Duvarlar mozaik taşlarla süslendi. Mescidin zeminine mermer
döşendi. Minber ve müezzin mahfeli de mermer den yapılmıştı. Mesciddeki
sütunların sayısı üç yüz beşe ulaşmış mesahasıda 9424 metrekere olmuştu.
Osmanlılar Devri
Osmanlılar döneminde padişahlar, titizlikle mescid-i
nebevi ile ilgilenmişler ve pek çok hizmetlerde bulunmuşlardır.
Bu gün Suud kralı Fehd b.Abdülazize Hadimül Haremeyn
denildiği gibi, Osmanlı padişahları da bu lakabla anılmışlar ve bundan da
büyük şeref duymuşlardır. Kanuni Sultan Süleyman Medineyi çecreleyen
surları yaptırırken, Mescidi Nebevi ile de ilgilenmiştir.Biri kubbenin,
dördü de minarelerin tepesine dikilmek üzere beş adet hilal göndermiştir.
1541 yılında hanefilerin mihrabı yapılmış biraz
öne alınarak, Rasulullah efendimizin mihrabının hizasına getirilmişti.
1813 yılında, sultan ikinci Mahmud, kabr-i şerifin
üzerine kurşunla kaplı bir kubbe yaptırmış rengini de yeşile boyatmıştı.
Bu güne kadar ayakta duran bu kubbe, ikinci Mamudun yaptırdığı kubbenin ta
kendisidir.
1848 de başlatılan ve 1861 de tamamlanan, Sultan
Abdülmecidin inşa ettirdiği mescid, o güne gelene kadar yapılan
mescidlerin en büyüğü ve en güzeli olarak ortaya çıktı. Hücre-i Şerif, üç
mihrap Mihrab-ı Nebevi, Mihrab-ı Osmani, Mihrab-ı Hanefi , minber
ve kubbenin yanındaki minare dışında mescidin tamamı yeniden inşa edildi.
Osmanlılar, peygamber efendimizin yaptırdığı mescidin
sınırlarına önem verdiklerinden sınırlar üzerine dizilen ve sınırları
belirleyen sütunların üst tarafına Bu, mescidi Nebevinin sınırıdır
diye yazmışlardır.
Mescidin tavanlarının tamamını, kurşun levhalarla kaplı
kubbelerle örttüler. Haremin zemini ile tavanı arasındaki yükseklik eşit
tutuldu. Ama tavanın üstündeki kubbeler aynı yükseklikte değildir. En
yükseği kabr-i şerifin üzerinde olanıdır. Sonra Mihrabi Osmani ve sonrada
Bâbusselâm kubbeleridir. Diğer kubbeler eşit yüksekliktedir.Güneydeki
kıble duvarına -bir uçtan bir uca- bu gün bir sanat eseri kabul edilen
yazılar nakşedilmiş; sülüs hat ile dört satır olarak yazılmıştır. Üç
satırına Âli İmran, Tevbe ve Fetih surelerinden ayetler yazılmış, alttaki
dördüncü satıra da, peygamber efendimizin 201 isim ve sıfatları
nakşedilmiştir.
Günümüzdeki muhteşem mescid inşa edilirken, sultan
Abdülmecidin yaptırdığı mescidin ön kısmına dokunulmamıştır. Bu gün
mescidi ziyaret edenler, bu güzellikleri zevkle temaşa etmektedirler.
Sultan Abdülmecidin yaptırmış olduğu mescidin mesahası
10342 metre karedir.
Suudi Devri
Suudi Hükümeti mescid-i nebeviyi iki defa
genişletilmiştir -yukarıda işaret ettiğimiz gibi- her ikisinde de, Sultan
Abdülmecidin yaptırdığı mescidin ön kısmına hiç dokunulmamıştır.
İkinci genişletme ile ortaya çıkan bu muhteşem eseri,
medineyi ziyaret edenler muşahede etmektedirler. Ancak mücerret (yalın)
bakışla bilinmesi mümkün olmayan üç hususu açıklamakta yarar vardır.
1)Mescidin 41 giriş yeri vardır; bunların bazılarında 2
bazılarında 3 bazılarında da 5 kapı bulunmaktadır. Bu itibarla mescidin 85
kapısı vardır.
2)Son inşaatla binaların mesahası 98,326 metre kare
olmuştur. Buralarda 178000 kişi namaz kılabilir. Kubbeler hariç mescidin
sathı -üst katı- 58,250 metre karedir. Ve 90.000 kişinin namaz kılmasına
imkan sağlar. Mescide tâbi olan sahaların yüz ölçümüde 13.500 metre
karedir. Ve 43.000 kişi namaz kılabilir. Toplam olarak mescidde, sathında
(üst katında) ve sahalarında 698.000 kişinin bir anda namaz kılmaları
mümkündür.
3) Mescidde 2104 sütun vardır. Burda , şöyle
sorulabilir: Peygamber efendimizin dâr-ı bekâ ya intikalinden sonra,
mescidine yapılan ilavelerde kılınan bir namazın sevabı da bin namazdan
daha faziletlimidir? Yoksa, bu fazilet yalnız Rasulullahın inşa ettiği
mescide mi mahsusdur. Bu sorunun cevabı şudur: Hz. Ömer R.A. mescidi
genişleteceği zaman, ashab'ı kiramdan itiraz eden olmamış ve peygamber
efendimizden nakledilen bazı hadislere istinad edilerek o genişleme
yapılmıştır.
Bu konuyla ilgili Hadislerin birinde Hz. Peygamber
Efendimiz şöyle buyurmuşlardır. "Bu benim mescidimdir; buna yapılan her
ilavede mescidimdendir. Şayet bu mescid San'a ya uzansa yine benim
mescidim olacaktır.
Aziz müslüman: Mescidin ister içinde ister üst katta
isterse dış sahalarda yani neresinde namaz kılarsan kıl, bin namazdan
fazla sevaba nâil olacaksın inşeallah.
Hazırlayan:
Muhammed Beşir
Emekli Eğitimci
Medine-i Münevvere 2001
Yazıcıya Gönder
Medine ile ilgili diğer sayfaları okuyunuz
• Yukarı • Baki Mezarlığı • Efendimizi Ziyaret • Hucre-i Saadet • Kuba Mescidi • Medine Tarihi • Mescid-i Nebevî • Mescd-i Nebevi Tarihçesi • Ravza-i Mutahhara • Uhud Şehidliği • Ziyaret Yerleri • |