Mehmet ALTAN Web Sitesi

  Mescd-i Nebevi Tarihçesi

 

Mescid-i Nebevî'nin

Tarihçesi'ne Kısa Bir Bakış


Hulefâ-i Raşidîn Devri

   Hz Ebu Bekr'in (R.A.)çok kısa süren Hilafeti zamanında, arap yarımadasında irtidat gibi çıkan fitneleri bastırmakla meşgul olduğu için, Mescidi Nebevide herhangi bir değişiklik olmamıştır. Belkide Rasulullah Efendimizin yaptırdığı mescide el sürmemeyi tercih etmiştir.

   Hz. Ömer b. Hattab (R.A.) halife olunca, kıble tarafından üç, kuzey tarafından sekiz, batı tarafından altı metre genişleterek mescidin mesahasını 4977 Metre kare yapmıştır.

   Batı cihetinde selam kapısı, doğu cihetinde nisa kapısı, kuzeyde de bir kapı açılarak mescidin kapıları altıya ulaşmıştır. Tavan 5,5 metre yükseklikte yapılmış, mescidin zeminine hasırlar serşlmiştir.

   Hz. Osman b. Affan  (R.A.) hicretin otuzuncu yılında, kıble ve batı taraflarından ikişer, kuzetden de üç buçuk metre genişletmiş, ve mescidin mesahası 5492,5  metrekare olmuştur. Mescid, yeniden inşa edilmişti. Duvarları süslü taşlarla yeniden örüldü. Taş sütunlar kullanılarak mescidin bir kısmının daha üzeri kapatıldı.


Emevî Devri

   Hz. Osmanın (R.A.) imarından Altmış yıl sonra, Emevi halifelerinden El- Velid b.Abdulmelik, Ömer b. Abdulazizin eliyle, mescidi yeniden inşa ettirdi. O devrin ölçülerine bakılınca mescid, bina ziynet bakımından bütün unsurları ihtiva eden, mükemmel bir hale getirildi.

   Batı tarafından dokuz, doğu tarafından on, kuzey tarafından on beş metre genişletilerek mescidin mesahası 7500 metereye çıkarılmıştı. Boyu 100 m. eni de 75 m. olmuştu.

   Doğu tarafından on metre genişletilince, daha önceleri mescidin dışında kalan ve Rasulullah Efendimizin hanımlarına ait olan odalar mescidin içine alınmış oldu. Mescidin duvarları taşlarla örülmüş, mermerlerle kaplanmıştı.

   Mescidin tavanı 12,5 m. yükseklikte inşa edildi.  Hindistandan gelen sacc ağacı ile örtüldü. Üzerine yağmurdan korunmak için ikinci bir tavan daha oluşturulmuştu. Tavandan avizeler ve kandiller sarkıtıldı. ilk kez mihrabın bir kısmı duvarın içine alındı. Müezzin mahfeli ihdas edildi. Minber dokuz basamaklı oldu. Mescidin dört köşesine de birer minare dikildi.

   Hücre-i Saadet, işlenmiş taşlar kullanılarak kapısı olmayan bir duvarla  örüldü. Bu duvar beşgen şeklinde bir sur ile çevrildi. tahtadan parmaklıklar yapıldı. Kabri-şerifin üstünde, yağmura  karşı  muşamba ile örtüldü.


Abbasî Devri

      Abbasiler devrinde Harun-u  Reşidin Babası El - Mehdi, mescidin kuzeyindeki evleri satın alarak arsalarını mescide ilhak etti.  mescid bu yönde, 27 m. daha genişletilmiş oldu ve mesahası 9309 metreye  ulaştı. Mescidin batı ve doğu duvarlarında sekizer, kuzey ve güneyine de dörder olmak üzere 24 kapı açılmıştı.

   Zorunlu tamirat dışında mescid bu şekliyle kaldı.  Tâ ki Hicri 654 senesinde Ramazan ayının ilk günü cuma gecesi kandilcinin ihmali yüzünden mescidde yangın çıkmış; tavan, minber, kapılar, hücrenin kisvesi,kitaplar ve diğer bir çok eşya tamamen yanmıştı. Abbasi halife mutasim billah, hicri 655 yılında, ustalar göndermiş mescidin yeniden inşasına başlamıştı. Ancak, 556. yılda tatarların Bağdatı istila etmeleri nedeniyle inşaat tamamlanamamıştı. Bundan sonra, Mısırdaki memluk devletinin sultanları, mescidin imar ve tamirini üzerlerine aldılar.


Kölemenler Devleti Devri

   Mısır sultanı Muhammed b. Kalavun ilk defa Kabr-i Şerifin üstüne kubbe inşaat ettirmişti. Hicri 678 .

   Hicri 886 yılının ramazan ayında, güney doğudaki minareye isabet eden bir yıldırım, mescidin büyük bir kısmının ikinci kez yanmasına sebep oldu. Sultan Eşref  Kayıtbay hiç vakit kaybetmeden mescidi yeniden yaptırdı. pek mükemmel ve müzeyyen hale getirdi. Kabr-i Şerif üzerine yeni bir kubbe yapıldı.Bu kez kubbe sütunlar üzerine oturtulmuştu.

   Mihrab-i Osmani, biraz daha genişletildi. Ravza-i Mutahharanın üzerine de bir kubbe inşa edildi. Yapılan kubbelerle mescidin bir kısmı daha kapatılmış oldu. Tavanın zeminden yüksekliği on bir metreye ulaştı. Duvarlar mozaik taşlarla süslendi. Mescidin zeminine mermer döşendi. Minber ve müezzin mahfeli de mermer den yapılmıştı. Mesciddeki sütunların sayısı üç yüz beşe ulaşmış mesahasıda 9424 metrekere olmuştu.


Osmanlılar Devri

   Osmanlılar döneminde padişahlar, titizlikle mescid-i nebevi ile ilgilenmişler ve pek çok hizmetlerde bulunmuşlardır.

   Bu gün Suud kralı Fehd b.Abdülazize Hadimül Haremeyn denildiği gibi, Osmanlı padişahları da bu lakabla anılmışlar ve bundan da büyük şeref duymuşlardır. Kanuni Sultan Süleyman Medineyi çecreleyen surları yaptırırken, Mescidi Nebevi ile de ilgilenmiştir.Biri kubbenin, dördü  de minarelerin tepesine dikilmek üzere beş adet hilal göndermiştir.

   1541 yılında hanefilerin mihrabı yapılmış biraz öne alınarak, Rasulullah efendimizin mihrabının hizasına getirilmişti.

   1813 yılında, sultan ikinci Mahmud, kabr-i şerifin üzerine kurşunla kaplı bir kubbe yaptırmış rengini de yeşile boyatmıştı. Bu güne kadar ayakta duran bu kubbe, ikinci Mamudun yaptırdığı kubbenin ta kendisidir.

   1848 de başlatılan ve 1861 de tamamlanan, Sultan Abdülmecidin inşa ettirdiği mescid, o güne gelene kadar yapılan mescidlerin en büyüğü ve en güzeli olarak ortaya çıktı. Hücre-i Şerif, üç mihrap Mihrab-ı Nebevi, Mihrab-ı Osmani, Mihrab-ı Hanefi , minber ve kubbenin yanındaki minare dışında mescidin tamamı yeniden inşa edildi.

   Osmanlılar, peygamber efendimizin yaptırdığı mescidin sınırlarına önem verdiklerinden sınırlar üzerine dizilen ve sınırları belirleyen sütunların üst tarafına Bu, mescidi Nebevinin sınırıdır diye yazmışlardır.

   Mescidin tavanlarının tamamını, kurşun levhalarla kaplı kubbelerle örttüler. Haremin zemini ile tavanı arasındaki yükseklik eşit tutuldu. Ama tavanın  üstündeki kubbeler aynı yükseklikte değildir. En yükseği kabr-i şerifin üzerinde olanıdır. Sonra Mihrabi Osmani ve sonrada Bâbusselâm kubbeleridir. Diğer kubbeler eşit yüksekliktedir.Güneydeki kıble duvarına -bir uçtan bir uca- bu gün bir sanat eseri kabul edilen yazılar nakşedilmiş; sülüs hat ile dört satır olarak yazılmıştır. Üç satırına Âli İmran, Tevbe ve Fetih surelerinden ayetler yazılmış, alttaki dördüncü satıra da, peygamber efendimizin 201 isim ve sıfatları nakşedilmiştir.

   Günümüzdeki muhteşem mescid inşa edilirken, sultan Abdülmecidin yaptırdığı mescidin ön kısmına dokunulmamıştır. Bu gün mescidi ziyaret edenler, bu güzellikleri zevkle temaşa etmektedirler.

   Sultan Abdülmecidin yaptırmış olduğu mescidin mesahası 10342 metre karedir. 


Suudi Devri 

   Suudi Hükümeti mescid-i nebeviyi iki defa genişletilmiştir -yukarıda işaret ettiğimiz gibi- her ikisinde de, Sultan Abdülmecidin yaptırdığı mescidin ön kısmına hiç dokunulmamıştır.

   İkinci genişletme ile ortaya çıkan bu muhteşem eseri, medineyi ziyaret edenler muşahede etmektedirler. Ancak mücerret (yalın) bakışla bilinmesi mümkün olmayan üç hususu açıklamakta yarar vardır.

   1)Mescidin 41 giriş yeri vardır; bunların bazılarında 2 bazılarında 3 bazılarında da 5 kapı bulunmaktadır. Bu itibarla mescidin 85 kapısı vardır.

   2)Son inşaatla binaların mesahası 98,326 metre kare olmuştur. Buralarda 178000 kişi namaz kılabilir. Kubbeler hariç mescidin sathı -üst katı- 58,250 metre karedir. Ve 90.000 kişinin namaz kılmasına imkan sağlar. Mescide tâbi olan sahaların yüz ölçümüde 13.500 metre karedir. Ve 43.000 kişi namaz kılabilir. Toplam olarak mescidde, sathında (üst katında) ve sahalarında 698.000 kişinin bir anda namaz kılmaları mümkündür. 

   3) Mescidde 2104 sütun vardır. Burda , şöyle sorulabilir: Peygamber efendimizin dâr-ı bekâ ya intikalinden sonra, mescidine yapılan ilavelerde kılınan bir namazın sevabı da bin namazdan daha faziletlimidir? Yoksa, bu fazilet yalnız Rasulullahın inşa ettiği mescide mi mahsusdur. Bu sorunun   cevabı şudur: Hz. Ömer R.A. mescidi genişleteceği  zaman, ashab'ı kiramdan itiraz eden olmamış  ve peygamber efendimizden nakledilen bazı hadislere istinad edilerek o genişleme yapılmıştır.

  Bu konuyla ilgili Hadislerin birinde Hz. Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuşlardır. "Bu benim mescidimdir; buna yapılan her ilavede mescidimdendir. Şayet bu mescid San'a ya uzansa yine benim mescidim olacaktır.

  Aziz müslüman: Mescidin ister içinde ister üst katta isterse dış sahalarda yani neresinde namaz kılarsan kıl, bin namazdan fazla sevaba nâil olacaksın inşeallah.

      Hazırlayan:

Muhammed Beşir

   Emekli Eğitimci

Medine-i Münevvere 2001

Yazıcıya Gönder

 


Medine ile ilgili diğer sayfaları okuyunuz

• Yukarı • Baki Mezarlığı • Efendimizi Ziyaret • Hucre-i Saadet • Kuba Mescidi • Medine Tarihi • Mescid-i Nebevî • Mescd-i Nebevi Tarihçesi • Ravza-i Mutahhara • Uhud Şehidliği • Ziyaret Yerleri •


Sitemizin Bütün Sayfaları 1024/786 çözünürlükte hazırlanmıştır
En iyi görünümü İE 5.5 ve üstü ile elde edebilirsiniz.