
Uhud dağı ve şehitlik
(Yukarıdaki resmin
büyük halini görmek için resme tıklayınız)
UHUD ŞEHİDLERİ
Hicretin 3. yılında, uhud dağının güneyinde ki alanda,
Mekke Müşrikleriyle müslümanlar arasında, cerayan eden savaşta şehid
düşen, ashab-ı kiramın kabirlerini ziyaret etmekte müstehabdır.
Bu dağ, Medinenin kuzeyinde, üç mil uzaklıkta,
kırmızıya çalan rengiyle ve şekliyle görenlere ferahlık veren, sevimli bir
dağdır.
Hz. Peygamberimiz (s.a.v.) bu dağı çok severlerdi.
İmam-ı Buhari ve Muslimin, rivayet ettikleri bir hadis-i şerifte
Rasulullah efendimiz "Bu dağ bizi, bizde onu severiz. O cennet
kapılarından bir kapının üzerine asılacaktır." buyurmuşlardır.
Rasulu Ekrem Medine-i Münevvereye her gelişinde, Uhud
dağını görünce neşelenir ve bu neşe yüzünden okunurdu. Bu dağda veya
yamaçlarında biten otlardan ne bulunursa ağızda çiğnenmesini Hz. Peygamber
tavsiye etmişlerdir.
Sahih olan bir rivayete göre: Bir gün Hz. Peygamber,
Ebu Bekir, Ömer ve Osman R.A. bu dağın üzerinde bulundukları sırada dağ
aşka gelerek sallanmaya başlayınca Hz. Peygamber, "Ey Uhud yerinde dur
senin üzerinde, bir nebi, bir sıddık ikide şehid var." demişlerdir.
Biz müminler bu gibi olaylara hiç tereddüt etmeden
inanırız. Çünkü, Hak teala c.c. kur'anı kerimde: Davut A.S. tesbih
ederken, "Ey dağlar ve kuşlar sizlerde onunla -Davud-tesbih edin" diye
emir verdiğini bize bildirmezmi? Yine Ku'an-ı Kerimde "onu tesbih etmeyen
hiç bir şey yoktur. Ne varki siz onların tesbihini anlayamazsınız."
demiyor mu?
İşte bu sevimli mübarek dağın güney eteklerinde ve
sahalarında, o meşhur Uhud savaşı cerayan etmiş, Ashabdan 70 kişi bu
savaşta şehadet şerbetini içmişlerdi. Bunların arasında Allahın Arslanı
Rasulullahın S.A.V. amcası ve süt kardeşi olan, Hz. Hamza bin
Abdülmuttalip bulunuyordu.
Orada Rasulullahın, Medinede İslamı Öğretmek ve yaymak
için görevlendirdiği Hz. Mus'ab bin Umeyr; Guuskl edemeden savaşa koştuğu
için, cenazesini meleklerin yıkadığı Hanzala bin Ebi Amir, vardır. Çok
ihtiyar ve aksak olan Amr bin El Camuh , Hz. Peygamber, "Allah senin
mazeretini kabul etti. harbe gitmene gerek yok " deyince Amr: "Ey Allahın
Rasulu ben şehid düşüp, şu topal ayağımla cennet bahçelerinde dolaşmak
isterim." dedi. Rasulullah mubarek eliyle, Amr'ın ayağına vurmuş savaşa
iştirak etmesine izin vermişlerdi.
Bu cesur ihtiyar şehid olduktan sonra, Hz. Peygamber "
Andolsun ki ben Amr ibn El- Cemuhu cennette topallayarak bir köşke
çıkarken gördüm."demişlerdir. Yaklaşık 46 yıl sonra, sel suları bazı
kabirleri açmış, cesetler meydana çıkmıştı. Bunların arasında, bu
ihtiyarın cesedi de vardı. Cesed hiç çürümemişti. 46 yıl önce gömüldüğü
kalmıştı.
Bu olaydan sonra sel yatağında ki cesedler daha yüksek
bir yere nakledilmiştir. Hz. Peygamberin halasının oğlu, aynı zamanda
hanımı Zeynep annemizin kardeşi olan Abdullah bin Cahş da şehidler
arasında idi.
Hz. Peygamber her yıl başında, Uhud şehidlerini ziyaret
eder "Esselamü Aleykum bima sabertum, fe nime ukbeddar " sözleriyle onları
selamlardı .
El- Hakimin rivayetine göre, Hz. Fatıma annemiz, her
hafta amcası Hamzanın ve diğer şehidlerin kabirlerini yaşlı gözlerle
ziyaret eder ve orada namaz kılardı.
Medine-i Münevvereyi ziyaret saadetine erişen değerli
kardeşlerim , sizlerde bu fırsatı değerlendirin, Muhammed Ümmetinin, en
yüce şühedası kabul edilen bu mümtaz şahsiyetlerin kabirlerini ziyaret
etmeden Medineden ayrılmayın Onlara selamlar gönderin, dualarda bulunun ve
bir fatiha, bir ayetel kürsi ve iç ihlası şerif okuyarak ruhlarına hediye
edin ve Allahtan şefaatçi olmalarını dileyin...
SELAMLAR...
Muhammed BEŞİR
Emekli Eğitimci
Medine-i Münevvere 2001
Yazıcıya Gönder
Uhud savaşını okumak için tıklayınız
Medine ile ilgili diğer sayfaları okuyunuz
• Yukarı • Baki Mezarlığı • Efendimizi Ziyaret • Hucre-i Saadet • Kuba Mescidi • Medine Tarihi • Mescid-i Nebevî • Mescd-i Nebevi Tarihçesi • Ravza-i Mutahhara • Uhud Şehidliği • Ziyaret Yerleri • |