Mehmet ALTAN Web Sitesi

  Ziyaret Yerleri

 

Ziyaret Edilmesi Müstehab Olan Mescitler


   A-Kuba Mescidi:

   Mescidi haram, Mescidi Nebevi ve Mescidi Aksadan sonra, fazilet itibariyle dördüncü olan bu mescidi ziyaret ederek namaz kılmak müstehabdır.

   Hz. peygamber s.a.v. b.r hadisi şerifinde şöyle buyurmuşlardır: "Kim Evinde güzel bir abdest alır -Gusul daha evladır - sonra kuba mescidine gelir orada namaz kılarsa, onun için bir umre sevabı vardır."

   Hz. peygamber s.a.v. her cumartesi, zaman zaman da pazartesi günleri, bazen bir hayvan üzerinde, bazen de yaya olarak, Kuba mescidine gider namaz kılarlardı. 

  Ashab-ı kiram da bu sünneti ihya etmek için Kuba mescidini ziyaret ederlerdi. 

   Medine-i Münevvereyi ziyaretle müşerref olan kardeşlerimize, bir umre sevabına nail olmaları için, fırsat buldukça bu mescide giderek namaz kılmalarını tavsiye ederiz. 

  Kuba Mescidinin 500 m. kuzeyinde Rasulullah efendimizin ilk cuma namazını kıldırdığı Cuma Mescidine giderek, orada da namaz kılarlarsa, güzel bir amel daha işlemiş olurlar. 

   B-Kıbleteyn Mescidi :

   Müslümanlar arasında yaygın olan inanç, Hazreti peygamber S.A.V. bu mescidde namaz kıldırırken, "yüzünü mescidi haram tarafına çevir." ayeti kerimesi nazil olmuş, Hz. Peygamber de namazda kabe tarafına yönelmiş ve bir namazda iki kıbleye yöneldiği için bu mescide Kıbleteyn mescidi, yani iki kıbleli mescid adı verilmiştir. 

   Gerçekten, bu mescitte namaz kılarken kabeye teveccüh eden Rasulullah Efendimiz mi? yoksa başka birimiydi? 

   Bu konuyu aydınlatmak için, bu iki görüşün dayandığı delilleri serdetmekte faide olduğuna  inanıyoruz. 

   Hz. Peygamber bizatihi bu mescitte namaz kıldırırken kabe tarafına yönelmiştir; diyenlerin delilleri şunlardır.

   1- Semhudi, Vefa ul Vefa  da Muhammed bin El Ahnesden rivayet olunan şu haberi nakletmiştir. 

   "Rasulullah S.A.V. Efendimiz, Selime oğullarından, Ümmü Bişr adında bir hatunu ziyaret etmişti. hatun yemek hazırlayak Rasulullaha S.A.V. ikramda bulundu. Öğle vakti girince Rasulullah S.A.V. öğle namazını kıldırmaya başladı. İki Rekat kıldırdıktan sonra, Kabeye yönelmesi emredilince namazda kabeye yönelmiş kalan iki rekatı Kabe tarafına kılmıştır."

  2- Zemahşeri, El-Keşşaf adlı tefsirinde, "Yüzünü mescidi harama çevir" ayeti kerimesini tefsir ederken, şöyle diyor. " Ve deniliyor ki, Bu olay Bedir savaşından iki ay önce Recep ayında zevalden sonra vuku bulmuştur. Rasulullah S.A.V. Binî Seleme Mescidinde, ashabıyla öğle namazının iki rekatını kıldıktan sonra, Kabe tarafına dönmüş; erkekler kadınların kadınlar da erkeklerin yerini almışlardı. Bundan dolayı bu mescide  Mescid-i Kıbleteyn denilmiştir." Cild1 Sayfa 152   Aynı sayfada bu haberi El vakıdî nin El-Mağazi adlı eserinde, naklettiği beyan edilmiştir. 

   El Vakıdî, hadis  uyduran bir tarihçi olarak ün yapmıştır. Yirmi binden fazla hadis uydurduğu söylenir. 

   İmam-ı Müslim ve diğer muhaddisler vakıdînin rivayet ettiği hadisleri kabul etmemişlerdir. 

   İşte Vakıdî hakkında bazı bilginlerin görüşleri ve söyledikleri sözler:

   Ahmed bin Hanbel R.A.:"Vakıdî büyük bir yalancıdır."

  Nesâî: "Ona Güvenilmez" 

   Ebu Davud: "Ben onun hadisini yazmam"

   Ebu Zür'a: "İnsanlar vakıdînin hadislerini terk etmişlerdir."

   Kütübü sittede, ibn-i Macenin vakıdîden rivayet ettiğibir hadisten başka hadis yoktur. Görülüyorki, Kıbleteyn mescidinde namaz kıldırırken , mescidi Aksadan Kabe cihetine yönelen, imamın Hz.Peygamber olduğu görüşü pek sağlam kaynaklara dayanmamaktadır.

   "Şimdi de yüzünü Mescidi Haram tarfına çevir" ayeti nazil olduğunda, Hz. Peygamberin Kıbleteyn Mescidinde değilde başka bir yerde olduğu ve ashabdan bazı kimselerin bu mescidde namaz kılarlarken bir elçi vasıtasıyla kendilerine tebliğ edildiğini isbat eden delilleri zikredelim.  Bunlar, hem metin hem sened bakımından çok daha kuvvetli delillerdir.

   1- Bera bin Malik dediki "Bakara Suresindeki "Nerede olursanız olun, yüzlerinizi Mescidi Haram tarafına çeviriniz"ayeti nazil oluncaya kadar, 16 ay Rasulullah ile beytul makdise doğru namaz kıldım. Bu ayet namaz kıldıktan sonra nazil oldu. Ensardan bir grup namaz kılarken bir erkek koşarak yanlarına geldi. ve olayı bildirdi. Onlar da yüzlerini Kabe yönüne çevirdiler. (Sahihi Müslim "Kitab-ül Cenaiz" - "babu Tahvilil Kıble")

   Yine, İmam-ı Mülimin aynı babda Abdullah bin Ömerden Rivayet ettiği şu hadisi nakledelim."

   "İnsanlarKubada sabah namazı kılarken biri geldi ve dediki "Bu gece Rasulullaha vahy inzal edildi ve kabaye yönelmesi kendisine emrolundu, sizlerde kabeye yönelin , yüzleri şama doğru idi ,kabeye döndüler ."

   Bu hadisdeki "Bu gece Rasulullaha vahy inzal edildi." cümlesi tahvil ayetinin namazda değil de, gece nazil olduğunu ifade eder. 

   2- Nesaî, ebu Said El- Mualladan şu haberi rivayet etmiştir. "Rasulullah zamanında mescide gider namaz kılardık; bir gün mescide geldiğimizde, Rasulullah S.A.V.minberde oturuyordu; Bir olay oldu dedim ve oturdum. Rasulullah S.A.V. Bakara suresindeki "Kabe tarafına yönel " ayetinin tamamını okudu. Arkadaşıma gel Rasulullah minberden inmeden iki rekat namaz kılalım da, ilk kılan biz olalım dedim. Gözlerden uzak bir yerde iki rekat kıldık. 

   Daha sonra Rasulullah minberden indi ve cemaatle öğle namazını kıldırdı. (İbniKesir tefsiri Cild 1 Sayfa 193)

   El Hafız Ebu BEkir b. Merdiveyhin, Nüveyle bintü meslemden naklettiği haberde, Nüveyle dediki "Beni Harise mescidinde  öğle  veya ikindi namazını kıldık. İki rekat kılmıştıkki, bir kişi gelerek,Rasulullahın S.A.V. Beytül Harama yöneldiğini haber verdi. Erkekler kadınların, kadınlarda erkeklerin yerlerine geçtiler. Kalan iki Rekatı, Beytül Harama yönelerek kıldık. (İbni Kesir sayfa 193 ) 

   3- İrşadüssari ila menasik Elü Mulla Ali El- Karî adlı eserin 347. sayfasında,Kıbleteyn mescidi hakkında, Ali El- Kâri şöyle diyor: "Kıbleteyn Mescidinde, biri kabe diğeri Beytül Makdis yönün de iki mihrab vardır. Bazı sahabiler beytül makdis cihetine namaz kılıyrlardı. Namaz esnasında kıblenin kabeye çevrildiği, kendilerine bildirilince beytül makdisden kabeye yöneldiler. O namaz iki kıble tarafına kılındığı için bu mescide "Kıbleteyn Mescidi" denilmiştir. 

   Kıbleteyn Mescidi hakkında söylenenlerin en doğrusu budur. Rasulullah S..A.V. bu mescidde bir kere Kudüs, bir kere de Kabe tarafına namaz kılmış olabilir ve iki görüş arasındaki çelişki de böylece oratadan kalkmış olur."  (İrşadüssari)

  Yukarıda serd ettiğimiz delillerin ışığı altında meseleye bakılınca kıblenin kebe yönüne tahvilinde, Mescidi Kıbleteynde Rasulullah S.A.V. değilde başka bir zatın namaz kıldırdığı ortaya çıkar. 

   3-Yedi Mescidler:

   Bunların en  ünlüsü Fetih Mescididir.Bu Mescidin inşa edildiği yerden Hz.Peygamber düşmanın teharrukatını  gözetlerdi. Burada namaz kılar, müslümanların muzaffer olmaları için Hak tealaya C.C. niyaz ederdi. 

   Bu mescidin civarında Hz. Selman El farisi, Hz.Ali ve Hz. Ebu Bekir adlarını taşıyan mescidler de vardır. Özellikle Hz. Peygamberimize nisbeti kesin olan, fetih mescidinde ziyaretçilerin namaz kılmaları müstehap sayılmıştır. 

   D- Diğer Mescidler:

   Mescid-i Nebevinin batı tarafında, ve çok yakınında, Rasulullahın S:A.V. bayram namazlarını kıldırdığı alanda inşa edilen -Ğamame mescidini, Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer ve Hz.Ali Efendilerimizin adlarını taşıyan mescidleride, ziyaret ederek imkan varsa bu mescidlerde ikişer rekat namaz kılmakta müstehaptır.

 

SELAMLAR...

Muhammed BEŞİR

Emekli Eğitimci

Medine-i Münevvere 2001

 

Kıblenin değiştirilmesi ile ilgili bir yorum

Mescid-i Aksa, İnsanlığın İftihar Tablosu'nun İsra hadisesinde, Mescid-i Haram'dan sonra uğradığı ikinci duraktır. O, Medine'de 16-17 ay Mescid-i Aksa'ya doğru namaz kılmış ve daha sonra Bedir Gazası'ndan iki ay önce Receb-i şerifde “Yüzünü Mescid-i Haram'a doğru çevir” (Bakara/144) emriyle yönünü Kabe'ye çevirmiştir.

Evvela, Allah Rasulü'nün (sav) Medine'ye teşrif buyurduklarında, Mescid-i Aksa'ya dönüp namaz kılması, Allah'ın emriyle, Yahudiler için hususi bir iltifattır. Bu hareket, muvakkaten dahi, olsa onların Müslümanlara olan adavet ve husûmetlerine karşı ilk etapta bir engel teşkil etmiştir. Çünkü Yahudiler de, ibadetlerini ifa ederken kıble olarak Mescid-i Aksa'ya yöneliyorlardı.

Bir taraftan Mekke'den Medine'ye gidip gelen Kureyş müşrikleri, diğer taraftan da Medine'de bulunan münafıklar, Efendimiz'in aleyhinde menfi propagandalarda bulunuyor ve etrafa garaz dolu düşünceler neşrediyorlardı. Oysaki Allah Rasulü (sav), Mescid-i Aksa'ya yönelmesi ve daha sonra ilan ettiği Medine vesikası ile, tansiyonu aşağıya çekmenin yanında, çevresine kendini anlatma fırsatını da bulmuştu. Evet, bu engin tavır, Efendimiz'e olan şartlı bakışları kırmış ve kalblerdeki kin ve nefreti büyük ölçüde izale etmişti.

Saniyen, hangi ibadet vesilesiyle olursa olsun, esas yönelinmesi gereken, zaman ve mekandan münezzeh olan Cenab-ı Hakk'tır. Kâbe ise, sidretü'l-münteha hakikatinin yeryüzündeki bir izdüşümüdür ve hakikat-ı Ahmediye ile tev'em (ikiz) yaratılmışlardır. İşte, bir başka vesile ile izah etmeye çalıştığımız bu gerçek zaviyesinden, Allah Rasulü'nün Mescid-i Aksa'ya yönelmesi, O'nun ruhunda müthiş bir hicran ve hasret meydana getirmişti. Bu yüzden Mescid-i Aksa'ya yöneldiği 16-17 ay içinde kıblenin tahvili için sık sık gökyüzüne bakıyor ve Allah'tan yeni bir hüküm bekliyordu. İşte Efendimiz'in (sav) bu ızdırabı adeta bir fiilî dua yerine geçmiş, hem O'nun için bir vesile-i kemâlât olmuş, hem de Cenab-ı Hakk'ın merhametinin ayrı bir dalga boyu olarak O'nun isteği doğrultusunda ceddi Hz. İbrahim'in de yöneldiği Kâbe, yeniden kıble oluvermiştir.

 Yazıcıya Gönder


Medine ile ilgili diğer sayfaları okuyunuz

• Giriş • Yukarı • Baki Mezarlığı • Efendimizi Ziyaret • Hucre-i Saadet • Kuba Mescidi • Medine Tarihi • Mescid-i Nebevî • Mescd-i Nebevi Tarihçesi • Ravza-i Mutahhara • Uhud Şehidliği • Ziyaret Yerleri •


Sitemizin Bütün Sayfaları 1024/786 çözünürlükte hazırlanmıştır
En iyi görünümü İE 5.5 ve üstü ile elde edebilirsiniz.