|
Ziyaret Edilmesi Müstehab Olan
Mescitler
A-Kuba Mescidi:
Mescidi haram, Mescidi Nebevi ve Mescidi Aksadan sonra,
fazilet itibariyle dördüncü olan bu mescidi ziyaret ederek namaz kılmak
müstehabdır.
Hz. peygamber s.a.v. b.r hadisi şerifinde şöyle
buyurmuşlardır: "Kim Evinde güzel bir abdest alır -Gusul daha evladır -
sonra kuba mescidine gelir orada namaz kılarsa, onun için bir umre sevabı
vardır."
Hz. peygamber s.a.v. her cumartesi, zaman zaman da
pazartesi günleri, bazen bir hayvan üzerinde, bazen de yaya olarak, Kuba
mescidine gider namaz kılarlardı.
Ashab-ı kiram da bu sünneti ihya etmek için Kuba
mescidini ziyaret ederlerdi.
Medine-i Münevvereyi ziyaretle müşerref olan
kardeşlerimize, bir umre sevabına nail olmaları için, fırsat buldukça bu
mescide giderek namaz kılmalarını tavsiye ederiz.
Kuba Mescidinin 500 m. kuzeyinde Rasulullah efendimizin
ilk cuma namazını kıldırdığı Cuma Mescidine giderek, orada da namaz
kılarlarsa, güzel bir amel daha işlemiş olurlar.
B-Kıbleteyn Mescidi :
Müslümanlar arasında yaygın olan inanç, Hazreti
peygamber S.A.V. bu mescidde namaz kıldırırken, "yüzünü mescidi haram
tarafına çevir." ayeti kerimesi nazil olmuş, Hz. Peygamber de namazda kabe
tarafına yönelmiş ve bir namazda iki kıbleye yöneldiği için bu mescide
Kıbleteyn mescidi, yani iki kıbleli mescid adı verilmiştir.
Gerçekten, bu mescitte namaz kılarken kabeye teveccüh
eden Rasulullah Efendimiz mi? yoksa başka birimiydi?
Bu konuyu aydınlatmak için, bu iki görüşün dayandığı
delilleri serdetmekte faide olduğuna inanıyoruz.
Hz. Peygamber bizatihi bu mescitte namaz kıldırırken
kabe tarafına yönelmiştir; diyenlerin delilleri şunlardır.
1- Semhudi, Vefa ul Vefa da Muhammed bin El Ahnesden
rivayet olunan şu haberi nakletmiştir.
"Rasulullah S.A.V. Efendimiz, Selime oğullarından, Ümmü
Bişr adında bir hatunu ziyaret etmişti. hatun yemek hazırlayak Rasulullaha
S.A.V. ikramda bulundu. Öğle vakti girince Rasulullah S.A.V. öğle namazını
kıldırmaya başladı. İki Rekat kıldırdıktan sonra, Kabeye yönelmesi
emredilince namazda kabeye yönelmiş kalan iki rekatı Kabe tarafına
kılmıştır."
2- Zemahşeri, El-Keşşaf adlı tefsirinde, "Yüzünü mescidi
harama çevir" ayeti kerimesini tefsir ederken, şöyle diyor. " Ve deniliyor
ki, Bu olay Bedir savaşından iki ay önce Recep ayında zevalden sonra vuku
bulmuştur. Rasulullah S.A.V. Binî Seleme Mescidinde, ashabıyla öğle
namazının iki rekatını kıldıktan sonra, Kabe tarafına dönmüş; erkekler
kadınların kadınlar da erkeklerin yerini almışlardı. Bundan dolayı bu
mescide Mescid-i Kıbleteyn denilmiştir." Cild1 Sayfa 152 Aynı sayfada
bu haberi El vakıdî nin El-Mağazi adlı eserinde, naklettiği beyan
edilmiştir.
El Vakıdî, hadis uyduran bir tarihçi olarak ün
yapmıştır. Yirmi binden fazla hadis uydurduğu söylenir.
İmam-ı Müslim ve diğer muhaddisler vakıdînin rivayet
ettiği hadisleri kabul etmemişlerdir.
İşte Vakıdî hakkında bazı bilginlerin görüşleri ve
söyledikleri sözler:
Ahmed bin Hanbel R.A.:"Vakıdî büyük bir yalancıdır."
Nesâî: "Ona Güvenilmez"
Ebu Davud: "Ben onun hadisini yazmam"
Ebu Zür'a: "İnsanlar vakıdînin hadislerini terk
etmişlerdir."
Kütübü sittede, ibn-i Macenin vakıdîden rivayet
ettiğibir hadisten başka hadis yoktur. Görülüyorki, Kıbleteyn mescidinde
namaz kıldırırken , mescidi Aksadan Kabe cihetine yönelen, imamın Hz.Peygamber
olduğu görüşü pek sağlam kaynaklara dayanmamaktadır.
"Şimdi de yüzünü Mescidi Haram tarfına çevir" ayeti
nazil olduğunda, Hz. Peygamberin Kıbleteyn Mescidinde değilde başka bir
yerde olduğu ve ashabdan bazı kimselerin bu mescidde namaz kılarlarken bir
elçi vasıtasıyla kendilerine tebliğ edildiğini isbat eden delilleri
zikredelim. Bunlar, hem metin hem sened bakımından çok daha kuvvetli
delillerdir.
1- Bera bin Malik dediki "Bakara Suresindeki "Nerede
olursanız olun, yüzlerinizi Mescidi Haram tarafına çeviriniz"ayeti nazil
oluncaya kadar, 16 ay Rasulullah ile beytul makdise doğru namaz kıldım. Bu
ayet namaz kıldıktan sonra nazil oldu. Ensardan bir grup namaz kılarken
bir erkek koşarak yanlarına geldi. ve olayı bildirdi. Onlar da yüzlerini
Kabe yönüne çevirdiler. (Sahihi Müslim "Kitab-ül Cenaiz" - "babu Tahvilil
Kıble")
Yine, İmam-ı Mülimin aynı babda Abdullah bin Ömerden
Rivayet ettiği şu hadisi nakledelim."
"İnsanlarKubada sabah namazı kılarken biri geldi ve
dediki "Bu gece Rasulullaha vahy inzal edildi ve kabaye yönelmesi
kendisine emrolundu, sizlerde kabeye yönelin , yüzleri şama doğru idi ,kabeye
döndüler ."
Bu hadisdeki "Bu gece Rasulullaha vahy inzal edildi."
cümlesi tahvil ayetinin namazda değil de, gece nazil olduğunu ifade eder.
2- Nesaî, ebu Said El- Mualladan şu haberi rivayet
etmiştir. "Rasulullah zamanında mescide gider namaz kılardık; bir gün
mescide geldiğimizde, Rasulullah S.A.V.minberde oturuyordu; Bir olay oldu
dedim ve oturdum. Rasulullah S.A.V. Bakara suresindeki "Kabe tarafına
yönel " ayetinin tamamını okudu. Arkadaşıma gel Rasulullah minberden
inmeden iki rekat namaz kılalım da, ilk kılan biz olalım dedim. Gözlerden
uzak bir yerde iki rekat kıldık.
Daha sonra Rasulullah minberden indi ve cemaatle öğle
namazını kıldırdı. (İbniKesir tefsiri Cild 1 Sayfa 193)
El Hafız Ebu BEkir b. Merdiveyhin, Nüveyle bintü
meslemden naklettiği haberde, Nüveyle dediki "Beni Harise mescidinde
öğle veya ikindi namazını kıldık. İki rekat kılmıştıkki, bir kişi
gelerek,Rasulullahın S.A.V. Beytül Harama yöneldiğini haber verdi.
Erkekler kadınların, kadınlarda erkeklerin yerlerine geçtiler. Kalan iki
Rekatı, Beytül Harama yönelerek kıldık. (İbni Kesir sayfa 193 )
3- İrşadüssari ila menasik Elü Mulla Ali El- Karî adlı
eserin 347. sayfasında,Kıbleteyn mescidi hakkında, Ali El- Kâri şöyle
diyor: "Kıbleteyn Mescidinde, biri kabe diğeri Beytül Makdis yönün de iki
mihrab vardır. Bazı sahabiler beytül makdis cihetine namaz kılıyrlardı.
Namaz esnasında kıblenin kabeye çevrildiği, kendilerine bildirilince
beytül makdisden kabeye yöneldiler. O namaz iki kıble tarafına kılındığı
için bu mescide "Kıbleteyn Mescidi" denilmiştir.
Kıbleteyn Mescidi hakkında söylenenlerin en doğrusu
budur. Rasulullah S..A.V. bu mescidde bir kere Kudüs, bir kere de Kabe
tarafına namaz kılmış olabilir ve iki görüş arasındaki çelişki de böylece
oratadan kalkmış olur." (İrşadüssari)
Yukarıda serd ettiğimiz delillerin ışığı altında
meseleye bakılınca kıblenin kebe yönüne tahvilinde, Mescidi Kıbleteynde
Rasulullah S.A.V. değilde başka bir zatın namaz kıldırdığı ortaya çıkar.
3-Yedi Mescidler:
Bunların en ünlüsü Fetih Mescididir.Bu Mescidin inşa
edildiği yerden Hz.Peygamber düşmanın teharrukatını gözetlerdi. Burada
namaz kılar, müslümanların muzaffer olmaları için Hak tealaya C.C. niyaz
ederdi.
Bu mescidin civarında Hz. Selman El farisi, Hz.Ali ve
Hz. Ebu Bekir adlarını taşıyan mescidler de vardır. Özellikle Hz.
Peygamberimize nisbeti kesin olan, fetih mescidinde ziyaretçilerin namaz
kılmaları müstehap sayılmıştır.
D- Diğer Mescidler:
Mescid-i Nebevinin batı tarafında, ve çok yakınında,
Rasulullahın S:A.V. bayram namazlarını kıldırdığı alanda inşa edilen -Ğamame
mescidini, Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer ve Hz.Ali Efendilerimizin adlarını
taşıyan mescidleride, ziyaret ederek imkan varsa bu mescidlerde ikişer rekat namaz
kılmakta müstehaptır.
SELAMLAR...
Muhammed
BEŞİR
Emekli
Eğitimci
Medine-i
Münevvere 2001
Kıblenin değiştirilmesi ile ilgili bir yorum
Mescid-i Aksa, İnsanlığın İftihar Tablosu'nun İsra hadisesinde, Mescid-i
Haram'dan sonra uğradığı ikinci duraktır. O, Medine'de 16-17 ay Mescid-i
Aksa'ya doğru namaz kılmış ve daha sonra Bedir Gazası'ndan iki ay önce
Receb-i şerifde “Yüzünü Mescid-i Haram'a doğru çevir” (Bakara/144) emriyle
yönünü Kabe'ye çevirmiştir.
Evvela, Allah Rasulü'nün (sav) Medine'ye teşrif buyurduklarında, Mescid-i
Aksa'ya dönüp namaz kılması, Allah'ın emriyle, Yahudiler için hususi bir
iltifattır. Bu hareket, muvakkaten dahi, olsa onların Müslümanlara olan
adavet ve husûmetlerine karşı ilk etapta bir engel teşkil etmiştir. Çünkü
Yahudiler de, ibadetlerini ifa ederken kıble olarak Mescid-i Aksa'ya
yöneliyorlardı.
Bir taraftan Mekke'den Medine'ye gidip gelen Kureyş müşrikleri, diğer
taraftan da Medine'de bulunan münafıklar, Efendimiz'in aleyhinde menfi
propagandalarda bulunuyor ve etrafa garaz dolu düşünceler neşrediyorlardı.
Oysaki Allah Rasulü (sav), Mescid-i Aksa'ya yönelmesi ve daha sonra ilan
ettiği Medine vesikası ile, tansiyonu aşağıya çekmenin yanında, çevresine
kendini anlatma fırsatını da bulmuştu. Evet, bu engin tavır, Efendimiz'e
olan şartlı bakışları kırmış ve kalblerdeki kin ve nefreti büyük ölçüde
izale etmişti.
Saniyen, hangi ibadet vesilesiyle olursa olsun, esas yönelinmesi
gereken, zaman ve mekandan münezzeh olan Cenab-ı Hakk'tır. Kâbe ise,
sidretü'l-münteha hakikatinin yeryüzündeki bir izdüşümüdür ve hakikat-ı
Ahmediye ile tev'em (ikiz) yaratılmışlardır. İşte, bir başka vesile ile
izah etmeye çalıştığımız bu gerçek zaviyesinden, Allah Rasulü'nün Mescid-i
Aksa'ya yönelmesi, O'nun ruhunda müthiş bir hicran ve hasret meydana
getirmişti. Bu yüzden Mescid-i Aksa'ya yöneldiği 16-17 ay içinde kıblenin
tahvili için sık sık gökyüzüne bakıyor ve Allah'tan yeni bir hüküm
bekliyordu. İşte Efendimiz'in (sav) bu ızdırabı adeta bir fiilî dua yerine
geçmiş, hem O'nun için bir vesile-i kemâlât olmuş, hem de Cenab-ı Hakk'ın
merhametinin ayrı bir dalga boyu olarak O'nun isteği doğrultusunda ceddi
Hz. İbrahim'in de yöneldiği Kâbe, yeniden kıble oluvermiştir.
Yazıcıya Gönder
Medine ile ilgili diğer sayfaları okuyunuz
• Giriş • Yukarı • Baki Mezarlığı • Efendimizi Ziyaret • Hucre-i Saadet • Kuba Mescidi • Medine Tarihi • Mescid-i Nebevî • Mescd-i Nebevi Tarihçesi • Ravza-i Mutahhara • Uhud Şehidliği • Ziyaret Yerleri • |