Efendimizin bina ettiği Mescid-i Nebevî ve ilk genişletme
Efendimizin Mescid-i Nebevîsi yapıldığı günden beri
defalarca yenilenmiş ve genişletilmiştir.
Mus’ab bin Umeyr peygamberimizin hicretinden önce Mescid-i
Nebevî nin mevkiinde Ansara namaz kıldırıyordu. Efendimiz Medine’ye geldikten
sonra aynı yere medcidini inşa etti. Zira meşhur kıssada anlatıldığı üzere
devesi oraya çökmüştü. Bu yer Sehl ve Süheyl isminde iki yetim gencin yeriydi.
Efendimiz orayı satın almak istemişti. O gençler orayı efendimize hediye etmek
istedilerse de efendimiz parayla satın almıştı. Oranın parasını Ebu Bekire
vermesini söylemişti. İlk mescid tavanı olmayan sadece hurma dallarıyla
örtülü, duvarlarla çevrili bir yapı ve kıblesi mescidi aksaya doğru idi. Esad
bin zürara r.a. da orada efendimiz hicret etmeden önce Cuma namazlarını
kıldırırdı. İlk Mescid-i Nebevî nin inşa tarihi rabiul evvel ayı 622 ebadları
yaklaşık 30x35m idi. Yani yaklaşık 1050m2 idi.
Mescidin temeli taştan, duvarları ise taştan ve
kerpiçtendi. Direkler hurma ağacı gövdesinden tavanı da hurma dalları ile
örtülü idi. Yüksekliği 2,5-3 m civarındaydı. Efendimiz ilk mescdin inşasında
bizzat kendisi de taş taşıyor ustalara kerpiç veriyordu. O mescidin üç kapısı
vardı. Arkada bir kapı o kapı daha sonra kıble tahvilinde kıble yönüne
düştüğünden dolayı kapatılmıştır. Diğer bir kapı babu rahme adında ve bir
diğeri ise babu Cibril idi . kıble tahvil edilince arkadaki kapı kapanınca
kıbleye göre yine arkaya bir kapı açıldı. Böyle mütevazı bir bina inşa etmişti
s.a.v. Bu maddi imkansızlıktan dolayı da değildi. Ashab yeterli miktar para
getirip daha süslü ve masraflı bir bina yapmayı teklif etmişti. Ama efendimiz
kabul etmemişti. Öyle mütevazıca bırakmıştı.
Mescid-i Nebevî nin ilk genişletilmesi
İlk genişletme hicretin 7. senesinde idi. (628 h.)
Hayberin fethinden dönüldüğünde Müslümanların adedinin artması nedeniyle
mescidi genişletme ihtiyacı doğmuştu. 20 m genişliğe 15m uzunluğa ilave
edilmişti. Böylece Mescid-i Nebevî nn tamamı 2500 m2 olmuştu.
Yükseklik önceki gibi 2,5 -3 m civarında idi. Bu gün bu mescidin sınırları
Osmanlı kısmında direklerin üst tarafında “peygamber mescidinin sınırı” diye
Arapça bir ibare yazılıdır. Burada zikredilmesi gereken bir konu da bu ilave
edilen yerin arazisinin Osman r.a. tarafından
satın alınmasıdır.
Hulefa-İ Raşidin Döneminde Mescid-İ Nebevî
Hz.Ebu Bekir dönemi
Ebu Bekr r.a. hilafete geçtikten sonra bazı kabileler
dinden döndüler. Ebu Bekr r.a. bütün himmetini bu mürtedlerle uğraşmağa hasr
etti. Ondan dolayı Mescid-i Nebevî nin genişletilmesi ile meşgul olamadı.
Fakat onun zamanında mescidin duvarları zamanla yıpranmış ve bazı yerleri
göçmeye başlamıştı. O buralara hurma ağacı gövdeleri ile destek verilmesi ve
bütün duvarların tamir edilmesini emretmişti. Yani Hz. Ebu Bekr zamanında
genişletme olmamış ama ciddi tamir işleri yapılmıştı.
Hz.Ömer dönemi
Bu genel anlamda ikinci genişletme projesi olarak
adlandırılır. Hicri 17. senede Müslümanlar çoğalınca halk Hz. Ömer’e gelerek
ey emirel müminin Müslümanlar arttı. Mescid-i Nebevî dar gelmeye başladı biraz
genişletseniz diye müracaatta bulundular. Hz Ömer bu teklifi kabul buyurdular
ve hemen mescidin genişletilmesine başlandı. Aynen efendimizin zamanında
yapıldığı gibi hurma ağacı gövdesi ve kerpiç kullanılarak ilave edildi tavan
yine hurma dallarıyla örtüldü. Bu genişletme 15m kuzeyden ve 5 m de kıble
tarafından 10 m de batı tarafından oldu. Doğu tarafından hiçbir ilave
yapılmadı. Bu genişletmeyle mescidin kuzey tarafı 140 ziraa yani 70 m
genişliği 120 ziraa yani 60 m ve yaklaşık yüksekliği 11 m oldu. Bu
genişletmede batı duvarının güney tarafından babusselam ilk defa açıldı. Yine
Hz.Ömer doğu tarafından babun nisa isminde bir kapının açılıp mescidin içine
akik vadisinden ince çakıl getirilmesini emretti.
Hz Ömer zamanında yapılan işlerden biri de “batîha”
denilen bu gün kumluk diye anılan yeri mescidin arka tarafında yaptırmasıdır.
Hz. Ömer Mescid-i Nebevî nin içinde sesini yükselten veya bağırarak bir şey
arayana çok kızardı. Bundan dolayı mescidin arka tarafında dışarıda yarım
metre yüksekliğinde bir boş alan hazırlayarak şiir okumak isteyen veya yüksek
sesle konuşmak isteyenlerin otura bilecekleri bir yer hazırladı. Böylece hem
içeride ibadet edenler huzurlu ibadet edecekler hem de diğerleri dışarıda
rahat hareket edebileceklerdi.
Bu yerin Mescid-i Nebevî nin şark cihetinin arka kısmında
olduğu ve Halid bin Velid’in evine yakın olduğu söylenir. Hz Ömer den sonraki
genişletmede Mescid-i Nebevîye dahil olmuştur.
Hz. Osman bin Afvan dönemi
Hz Osman r.a. Mescid-i Nebevînin üçüncü genişletmesini
hicri 29 da rabiulevvel ayında gerçekleştirmiştir. Genişletme kıble, batı ve
kuzey yönlerinde olmuştur. Kıble tarafında bir ravak boyu ilave etmiştir ve
kıble duvarı bu günkü yerine ulaşmıştır. Bu cihette o günden bu güne kadar
genişletme olmamıştır. Batı tarafından da bir ravak kadar genişletmiştir. Bu
da ulaştığı yer olarak minberden 8. direğe kadar olduğu rivayetlerin en
doğrusudur. Kuzeyde 10 ziraa yani 5m genişletilmiştir. Bu genişletmede
mescid süslü taşlarla ve elçi ile bina edilmiştir. Tavanı Hindistan’dan
getirilen sac ağacıyla kapatılmış direkler oyulmuş taşlardan yapılmış içleri
demir veya kurşunla doldurulmuştur. Hz. Ömer’e suikast yapıldığından mihrap
demirlerle mahfazalı hale getirilmiştir.
Hz Osman r.a. bizzat kendisi inşaatı takip ve kontrol
ediyor aynı zamanda da inşaat işlerinde çalışıyordu. Bazen Mescid-i Nebevî de
yatıyor evine dahi gitmiyordu.
Hatırlatma: Hz Ömer ve Hz. Osman r.a. zamanında şark
cihetinde genişletme olmadığı dikkat çekmiştir. Bunun nedeni o cihette bulunan
efendimizin zevcelerinin odalarına dokunmamak içindir. Ama yine hatıra gelir
ki kuzeyde ki odalara genişletme sırasında ne olmuştur. Semhudinin ifadesine
göre hz. Ömer r.a genişletme sırasında kuzeyde ki odalara dokunmamış, olduğu
gibi bırakmış, mescidi onların etrafında bina etmiştir. Fakat daha sonra Velid
bin Abdilmelik zamanındaki genişletmede bu odaların yani kuzeyde ve doğudaki
odaların yıkılmasını emretmiş ve bu odalar mescide dahil edilmiştir. O dönemde
ezvac-ı tahirat vefat etmiş, halk kalabalık zamanlarda ve Cuma namazlarında bu
odalarda namaz kılıyordu. Odalar Mescid-i Nebevî den sayılmıyordu ama kapıları
Mescid-i Nebevî ye açılıyordu. Abdilmelik bin Mervan zamanında çevredeki evler
ve ezvac-ı tahiratın odaları tamamen Mescid-i Nebevî ye dahil edilmiştir.
Hz Ali dönemi
Hz Osman Mescid-i Nebevî yi o söneme göre sağlam bir yapı
ile inşa etmiş ve yeteri kadar genişletmiştir. . Kendisi şehit edildikten
sonra hilafete Hz. Ali r.a. geçmiştir. Hz Alinin Mescid-i Nebevî hakkında
yapacağı bir şey kalmamıştı. Bundan dolayı onun zamanında Mescid-i Nebevî Hz.
Osman zamanındaki haliyle kaldı.
Emevi Halifesi Velid Bin Abdilmelik Genişletmesi
Emevi halifesi Velid bin Abdilmelik Ömer bin Abdilaziz’i
Medine’ye vali tayin etmişti. Halife Velid Ömer bin Abdilazize Mescid-i
Nebevînin genişletilmesini emretmiş ve çalışma hicri 88. yılının rabiulevvel
ayında başlayıp hicri 91 yılında bitmişti. Ömer bin Abdilaziz inşaatın bütün
merhalelerini bizzat takip ve kontrol ediyordu. Batı tarafında iki direklik 20
ziraa kadar yani 10 m lik bir genişletme olmuştu bu genişletme o cihetteki son
genişletme olmuş oldu. Yine bu cihetteki ezvac-ı tahiratın odaları da mescide
katılmış oldu. O zaman ezvec-ı tahiratın tamamı vefat etmişti.
Doğu tarafından da üç direklik 30 ziraa kadar yani 15 mlik bir
uzatma kuzey cihetinde de bir genişletme yapıldı. Bina süslü taşlardan inşa
edildi. Mescidi çevreleyen surlar ise, demir ve kurşunla doldurulmuş taşlarla
bina edildi. Tavan iki kat olarak inşa edildi. Üst tavan ve alt tavan…Alt
tavan Hindistan’dan getirilen sac ağacıyla kaplandı. Yüksekliği on iki buçuk
metre civarındaydı. Bu inşaat öncekilere göre bazı farklılıklar arz ediyordu.
Dört adet minare inşa edilmiş içeriye doğru göçük mihrab yapılmış ve iç
duvarlar mermer, altın ve çini ile süslenmişti. Ayrıca tavan atın süslemelerle
kaplanmış, sütunlar sütun başlıkları ile donatılmış kapılara eşikler konmuştu.
Kapı sayısı 20 ye çıkarılmıştı.
Açıklama:
Halife Velid bin Abdilmelik Ömer bin Abdilazize Mescid-i
Nebevî yi genişletme emrini verince Ömer bin Abdilaziz çevredeki evleri
istimlak ederken hepsinin haklarını bihakkın vermiştir. Bunu Hz. Ömer ve Hz.Osman
r.a. dan esinlenerek yapmıştır diyenler olmuştur. Hz. Ömer ve Osman da
çevredeki evleri satın almışlar ondan sonra Mescid-i Nebevî ye dahil
etmişlerdir. Hz. Ömer ve Osman r.a nin ezvac-ı tahiratın evlerini istimlak
edip Mescid-i Nebevîye katmamalarına gelince, onların zamanında henüz ezvac-ı
tahirat hayatta idiler. Onları rahatsız etmemek için onların evlerine
dokunmadılar. Hz. Ömer genişletmeyi hicri 17 de Hz. Osman ise hicri 30 da
yapmışlardı. Bu yıllarda efendimizin hanımları henüz evlerinde oturuyorlardı.
Halife Velidin genişletmesi ise hicri 88 yılında olmuştu. O zaman ezvac-ı
tahirattan hiç kimse yaşamıyordu. En son vefat eden ummu seleme bile hicri 61
de vefat etmişti.
Abbasi halifesi mehdi zamanında ki genişletme
Abbasi halifesi mehdi bin ebi Cafer hacca gelmişti.
Medine-i Münevvereyi ziyarete geldiğinde Mescid-i Nebevînin durumunu iyi
görmemişti. Ömer bin Abdilazizin torunu Abdullah’ı Mescid-i Nebevînin
genişletilmesi ve iyileştirilmesi ile görevlendirmişti. Bu genişletmede sadece
kuzeyde ilave yapılmıştı. Bu kuzeydeki genişletme hicri 886 ya kadar aynen
kalmış hiç değiştirilmemişti. İnşaat hicri yüz altmış bir de başlamış ve yüz
altmış beşte bitmişti.
Abbasi halifeleri ardı ardına geldikleri dönemde hepsi
Mescid-i Nebevî ile ilgilenmişler her biri bir şey yapmıştır. Kimi mescidin
dış görünümünü güzelleştirmiş, kimi süslemelerini yapmış, kimi yıkılan
yerlerini sağlamlaştırmıştır. Bu işler için gerekli masraftan kaçınmamışlar
Medine emirlerine düzenli para göndermişlerdir. 654 yılındaki yangına kadar
mescidi yıkıp yeniden yapma ihtiyacı da olmamıştır.
Yazıcıya Gönder
• Medine • Mekke • Medine-i Münevvere (Hafız Beşir Dosyası) • Kutsal Topraklar • Makaleler • Mekke-Medine'ye Gidiyorum •
|