Mehmet ALTAN Web Sitesi

  Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vesellemin Ve İki Halifesinin Kabirlerini Çalma Teşebbüsleri

Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vesellemin Ve İki Halifesinin Kabirlerini Çalma Teşebbüsleri

İslam düşmanlarının rahmet ve şefkat peygamberi Efendimiz sallallahu aleyhi veselleme düşmanlıkları ta doğduğu günden bu güne kadar devam edip gelmektedir. Onun getirdiği apaçık delillere ve bürhanlara karşı gelemeyen müşrikler onu kah bulunduğu şehirden dışarı çıkarmışlar kah onu öldürmeye teşebbüs etmişlerdir. Fakat rabbimiz onu “vallahu ya’simuke minennas” fermanıyla muhafaza etmiş muhafazasını garantilemiştir. Hayatında buna muvaffak olamayan bu hainler kin ve nefretlerini onun vefatından sonra da devam ettirmişlerdir. Bunu da mübarek cesedini çalma teşebbüsleriyle ortaya koymuşlardır.

Onu koruyacağını ferman buyuran rabbimiz onu hem hayatında hem vefatında müşriklerin eline düşmekten korumuştur.

Birinci teşebbüsleri

Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem’in kabrinin açılması veya taşınması diyebileceğimiz ilk teşebbüs 5.hicri asırda Mısır hakimi “hakim bi emrilleh” lakabını taşıyan zatın emri ile olmuştur. Hakim bi emrilleh bu iş için Ebulfutuh adında bir zatı görevlendirmiş ve onu Medineye Efendimiz sallallahu aleyhi vesellemin cesedini getirmesi için göndermişti. Tarihçiler bu olayı Tarihi Bağdad kitabından şöyle naklederler.

Bazı zındıklar hakim Ubeydinin kafasına girerek Efendimiz sallallahu aleyhi vesellemin kabrinin mısıra getirilmesinin çok iyi olacağını ve bütün dünyadan Efendimiz sallallahu aleyhi vesellemin kabrini ziyaret için mısıra geleceklerini söylediler. Ve Ubeydi, Ebul Futuhu efendimizin kabrini açıp cesedini Mısıra getirmesi için Medineye gönderdi. Ebul futuh Medineye vardığında Medineliler onun ne için geldiğini anladılar. Alimlerden biri çok dokunaklı bir konuşma yaptı ve konuşmasını ayetlerle delillendirdi. Tevbe suresi ayet 12-13 ü okuyarak ayetle bunların yapmak istediklerini ifşa etti. Ve halk bu konuşmadan etkilenerek ayaklandı neredeyse Ebulfethi öldürüyorlardı. Sonra ebulfeth ne yaptığının farkına vardı, onlardan özür dileyerek bu işe kalkıştığına pişman oldu. Ben gelmeseydim hakim beni öldürürdü onun için geldim dedi. Ogün Medinede müthiş bir kasırga oldu develeri bile yükleriyle yuvarladı. Bu Müthiş bir uyarıydı. Ebulfeth bunu da görünce bu işin hayırlı olmadığını anladı ve hakimden de korkusu kalmadı.

İkinci teşebbüs

Hakim bi emrilleh veya kendi ismiyle ubeydi birinci teşebbüsünden netice elde edemeyince ikinci kez Efendimiz sallallahu aleyhi vesellemin kabrini açıp onu Mısıra getirmeye teşebbüs etti.  Ancsk bundan netice alamadı. Bu sefer açıktan değil gizlice yapmaya çalıştı. Yer altından tünel kazarak Efendimiz sallallahu aleyhi vesellemin cesedini almaya teşebbüs ettiler. Ancak ehli Medine bunun farkında vardı ve bu işe teşebbüs edenleri bularak öldürdü.

Üçüncü teşebbüs

Üçüncü teşebbüsü Hıristiyan aleminin kralları planladılar ve bu planı çok dikkatli uygulamaya koydular. Ancak Allah cc. Habibini hayatta ve vefatta korumayı tekeffül etmişti ve onu her halükarda korudu. Bu üçüncü teşebbüsü semhudi den dinleyelim.

Bu üçüncü teşebbüs Değerli ve Salih sultan Nuriddin Zengi zamanında oldu. Nuriddin Zengi Salih bir indandı. Geceleri teheccüd namazları kılar ve ibadet eder ondan sonra biraz uyurdu. Bir gece teheccüdünden sonra yattı ve Efendimiz sallallahu aleyhi vesellemi rüyasında gördü. Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem ona iki sarışın adamı göstererek Nureddin beni bu ikisinden kurtar diyordu. Nureddin korkarak uyandı kalktı abdest aldı namaz kıldı tekrar uyudu. Rüyanın aynısını yine gördü. Korkarak yine aklktı abdest alıp namaz kıldı. Tekrar yattı üçüncü kez aynı rüyayı yine gördü. Kalkınca hemen en güvendiği veziri ve aynı zamanda dalih bir zat olan cemaleddin musuli yi gece yanına çağırdı. Ve olan biteni ona anlattı. Cemaleddin ona ne duruyorsun sultanım hemen medineye hareket et bu rüyayı senden başkası görmedi. Onun için senin bizzat gitmen gerekir ama bunu kimseye anlatma dedi. Nureddin  aynı gece hazırlandı. Yirmi kişilik bir grupla yola çıktı. Veziri cemaleddini de yanına aldı. Medine halkına dağıtılmak üzere bir çok hediye ve para aldı. Medine ulaştığında boy abdesti aldı ve Mescid-i Nebevi ye girdi. Efendimiz sallallahu aleyhi vesellemi ziyaret etti, namaz kıldı. Sonra ne yapacağını bilemeden ravzada oturdu kaldı. Vezir Medine halkına sultanın medineye Efendimiz sallallahu aleyhi vesellemi ziyaret etmek için geldiğini ve buarada mesine halkına sadakalar dağıtacığını duyurdu. Medine de kim varsa gelsin sultanın elinden sadakasını alsın. Dedi. Sıultan hem sadalkları dağıtıyor hem de Efendimiz sallallahu aleyhi vesellemin on gösterdiği o iki kişiyi arıyordu. Ama o iki kişi görünmedi. Herkes bitti dediler. Sultan kise kalmadımı iyi araştırın kimse kalmasın dedi. Evet mağribli (faslı) iki zat var ama onlar sadaka almaz onlar muhtac insanlara sadaka verirler dediler. Sultan onlar da gelsin dedi. Geldiklerinde aynen Efendimiz sallallahu aleyhi vesellemin göstediği beni bu ikisinden kurtar dediği şahıslardı. Onlara nerelisiniz dedi

-mağribliyiz hac için geldik bu sene peygamberimizin komşusu olarak yaşamak istiyoruz.

Sultan sert bir eda ile

-doğru söuyleyin

-doğru söylüyoruz.

Sultan

-nerede bunların evi evine götürün beni dedi.

Evleri Hücre-i Şerifenin kıble tarafında Mescid-i Nebevinin dibinde bir ribattı.(vakıf evi)

Eve girdiklerinde içeride bol miktarda para, iki tane mühür ve bazı kitaplar gördüler. Başka bir şey yoktu.

Ehli Medine bu iki insanın çok iyi olduklarını, daima oruç tuttuklarını namazlarını ravza-ı şerifede kıldıklarını, her cumartesi Kubayı ziyarete gittiklerini, her gün mutlaka cennetül baki’i ziyarete gittiklerini söylediler. Sultan henüz kimseye bir şey söylememişti. Ama bir şeyler aradığı belli idi. Evin bir bölümünden bir hasırı kaldırdı gördü ki bir kanal Mescid-i Nebevi tarafına doğru kazılmış.

İnsanlar olayı anladılar ve çok şaşırdılar. Sultan çok fena kızarak bana doğru söyleyin siz kimsiniz ne için buradasınız? dedi. Hıristiyan olduklarını Hıristiyanların onları mağripli hacılar suretinde gönderdiklerini amaçlarının peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi vesellemin cesedini çalmak olduğunu bunun için en yakın ribatta oturduklarını ,Medine halkına bol bol para dağıttıklarını gece  kazıp gündüz Bakii ziyarete gidiyormuş gibi gidip çıkardıkları toprakları kabirlerin arasına döktüklerini itiraf ettiler. Sultan Efendimiz sallallahu aleyhi vesellemin ona beni bunlardan kurtar deyişini hatırlayarak ağlamaya başladı. Mescid-i Nebevinin önünde başlarının vurulmasını emretti. emri Mescid-i Nebevinin şark tarafında yani cennetül Baki cihetinde tenfiz edildikten sonra şama döndü.

 

Nuriddin zengi’nin Medinede ikamet ettiği ev veya Ehli Medineye hediye ve sadakaları dağıttığı ev daha sonra daruddiyafe (ziyefet evi) diye bilinir oldu. Bu ev Mescid-i Nebevinin kuzey tarafında Hz. Ömer kapısının yakında idi. Ancak ikinci ssud genişletmesinde yılılıp Mescid-i Nebevi ye dahil edildi.

Kabri Şerifin Etrafına Sur Yapılması

Hakim bi emrillehin Efendimiz sallallahu aleyhi vesellemin kabri şerifini mısıra taşıma teşebbüsleri 386h. ile 411h. yılları arasında olmuştu. Hıristiyanlar 557h. yılında yukarıda anlattığımız hadiseyi meydana getirdiler. Allah her defasında nebisini kendi katından tedbirlerle korudu. Sultan Nuriddin Zengi bu son teşebbüsten sonra tekrar böyle bir teşebbüsün olmaması için mübarek kabirlerin etrafına bir sur yaptırma kararı aldı.

Gerçekten bu surun yapımından sonra gizli olarak böyle bir teşebbüs daha görülmedi.

Sultan Hücre-i Şerifenin etrafına çok derin bir hendek kazılarak hendeğin iki tarafına demirlerle bağlı kayalardan oluşan iki duvar örülmesini ve bu iki duvar ararının kurşunla doldurulmasını emretti. Proje bitiğinde arka arkaya üç duvar oluştu.

Bunlardan birincisi büyük kayarın demirlerle birbirine bağlanmasından oluşuyordu. İkincisi onun önünde biraz mesafeli aynı vasıflarda ikinci bir duvardı. Bu iki duvar arasında yine kayaların dizilişi gibi kalıplar halinde kurşun döküldü. Yani bu iki duvar arasında kurşundan bir duvar olmuş oldu. Böylece üç duvar halinde Hücre-i Şerifenin etrafı aşağıdan kuşatılmış oldu.

Kurşunları eritme işi Babusselama çok yakın “sukul kumaşe” diye bilinen daha sonraları yanarak yok olan bir yerde yapılırdı.

 

Daha sonraları Hıristiyanlar farklı farklı teşebbüslerde bulunmuşlardır. Ama Allahın hıfzı ve inayetiyle her teşebbüs akim kalmış hedeflerine ulaşamamışlardır. Bazen Medine’ye ulaşamadan Allah belalarını vermiştir bazen de Mescid-i Nebevi nin içinde olağanüstü olarak helak olmuşlardır. Bu konuyu çok uzatmamak için bu olayların detaylarına girmeyeceğiz. Bu kadarıyla iktifa edelim…

Yazıcıya Gönder

 

• Yukarı • FAZÂİL • Baki Kroki 1 • Medine Özet Bilgi • Efendimizin Bina Ettiği Mescid • Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vesellemin Ve İki Halifesinin Kabirlerini Çalma Teşebbüsleri • Hücre-i Saadetin Tarihi • Hucre • Kapıların Tarihi • Maksura • Sultan Abdülmecid Genişletmesi • Medine'nin Fazileti • Medinede Mescidler • Mihrablar ve Suffe • Minareler • Mescidi Nebevi Hakkında Kısa Bilgiler • Medine Hakkında Özet • Ravza Minber ve Sütunlar • Suud Genişletmeleri • Mescidi Nebevî de Yangınlar • Ziyaret Âdâbı • Medine Araştırmaları Merkezi • Medine Vesikası •

 

Sitemizin Bütün Sayfaları 1024/786 çözünürlükte hazırlanmıştır
En iyi görünümü İE 5.5 ve üstü ile elde edebilirsiniz.