Kapıların tarihine kısa bir bakış
Efendimiz (sallallahu aleyhi vesellem) ilk mescide üç
kapı yapmıştı. Biri Mescid-i Nebevî,nin arkasında biri bâbu Atike buna
babürrahme de denir. Bir diğeri de kendi girip çıktığı kapıdır. Kıblenin
tahvilinden yani kıblenin Kâbe oluşundan sonra, o arkada bulunan kapıyı
kapatıp ona mukabil kuzey tarafında bir yeni kapı açtı.
Ömer r.a. Mescid-i Nebevî yi genişletme esnasında kapı
sayısını altıya çıkardı. İki kapı kıblenin sağında, iki kapı solunda iki kapı
da kuzeyde oldu. Hz. Ömer, Efendimiz (sallallahu aleyhi vesellem)in açtığı
kapıların yerlerini değiştirmeden onları olduğu gibi bırakarak, doğuda
babunnisa , batıda babusselam ve kuzeyde de yeni bir kapı açmıştır.
Hz Osman r.a. da mescidi genişletirken bu kapılara
dokunmamış bunları olduğu gibi bırakmıştır.
Kapıların tarihine kısa bir bakış
Halife Ömer bin Abdülaziz zamanında yapılan genişletmede
kapı sayısı yirmiye çıkarıldı. Sekizi doğu tarafında sekizi batı tarafında
dördü kuzeyde olmak üzere toplam yirmi kapı oldu.
Halife Mehdi zamanında kapı sayısı yirmi dörde
yükseltildi. Dört adet yeni kapılar kıble cihetinde ilave edildi. İbni
cübeyrin iddiasına göre bu kapılar daha sonra Mescid-i Nebevînin duvarlarını
tamir sırasında kapatılmıştır. Bunlardan sadece dört tanesi açık
bırakılmıştır. İbni cübeyrin ifadesine göre batı cephesinde iki kapı biri
Cibril diğeri nisa olmak üzere.. doğu tarafında iki kapı biri selam diğeri
rahme kapıları….. bu minval üzere Mescid-i Nebevî dört kapı ile 1277 h.
yılında yapılan Sultan Abdülmecid genişletmesine kadar devam etti. Bu
genişletmede kuzey duvarında bir kapı daha ilave edildi. Kapı sayısı beş oldu.
Bu kapıya babul Mecidi ismi verildi.
1955 yılında suudlular tarafından yapılan ilk
genişletmede kapı sayısı ona çıktı. Açılan yeni kapılar, kuzeyde babu Ömer ve
babu Osman, batıda babu sıddık ve babu suud, doğuda melik Abdülaziz olarak
isimlendirildi. 1987 m./1408 h.yılda doğu duvarının ucunda, babusselamım
mukabilinde yeni bir kapı açıldı. Buna babul bakii ismi verildi.
Kapılar hakkında kısaca bahsettikten sonra yine bunların
tarihi hakkında kıda bigiler vermeye çalışalım.
Babu Cibril
Cebrail a.s. vahiy getirdiği zaman bu cihetten geldiği
için Cibril kapısı denmiştir. Bu kapı Mescid-i Nebevînin doğu tarafında Hz.
Aişenin hücresine yakın bir yerdedir. Bu kapıya Babunnebi de derlerdi. Çünkü
Efendimiz (sallallahu aleyhi vesellem) bu kapıdan girer çıkardı. Efendimiz (sallallahu
aleyhi vesellem) zamanında doğu tarafında bu kapıdan başka kapı yoktu. O
zamanlar bu kapıya hz. Osman’ın evinin karşısına düştüğü için babu Osman da
derlerdi. Efendimiz kızları, Hz. Osman’ın hanımları Rukiyye ve Ümmü külsümü Hz
Osman’ın evinde bu kapıdan çıkarak ziyaret ederdi. Kapının meşhur olan ismi
babu cibrildir.(Cibril Kapısı) Rivayetlerde Hendek Savaşından sonra Cibril
a.s. bu kapının bulunduğu yere gelerek efendimize beni Kurayza Yahudilerinin
üzerine yürümesini söylediği yer olarak tarif edilmektedir. Cibril bu
gelişinde Dıhyetul Kelbî suretinde gelmişti.
Olay şöyle cereyan etmişti. Efendimiz hendek savaşından
döndükten sonra silahını koymuş ve yıkanmıştı. Cibril bu cihetten gelerek “ya
rasulullah siz silahlarınızı bıraktınız mı? diye sordu. Efendimiz “evet
bıraktık” deyince “melekler henüz silahlarını bırakmadılar. Allah cc. Benî
Kurayza üzerine yürümeni emrediyor şimdi bende yanımda olan meleklerle beraber
oraya gidiyorum.” dedi.
Hz. Cibrili hz. Aişe de bu kapının önünde gördüğünü
söyler.
Babunnisa (Kadınlar kapısı)
Hz Ömer zamanında açılmıştır Hz. Ömer r.a. bu kapıyı
kadınların girişi için tahsis etmiştir. Tahsis edildikten sonra ibni Ömer r.a.
o kapıdan içeri hiç girmemiştir.
Başka bir rivayette bu kapı Efendimiz (sallallahu aleyhi
vesellem) zamanında açıldı. Efendimiz (sallallahu aleyhi vesellem) bu kapıyı
kadınlara tahsis etti.
Bâbu sselam
Bu kapı ilk olarak Hulefa-i Raşidin döneminden sonra
açılmıştır. Bu kapıyı Mervan bin Abdilmelik açtırmıştır. Bundan dolayı buna
aynı zamanda mervan kapısı da derlerdi. Mervanın evi de bu kapının yanındaydı.
Bu kapıya yine haşyet kapısı ve huşu kapısı da denirdi. Bu kapıyı Hz. Ömerin
açtırdığını da söyleyenler olmuştur. Bu gün bu kapı selam kapısı olarak
bilinmektedir. Efendimiz (sallallahu aleyhi vesellem) i ziyarete girerken
muvacehe-i şerifenin hizasında olmasından dolayı ve ziyarette bulunanların bu
kapının hizasında bulunmalarından dolayı selam kapısı denmiştir. Mescid-i
Nebevî nin kapıları bu kapıdan itibaren numaralanmıştır. Selam kapısı 1 nolu
kapıdır.
Bâbul Bak’i’
Yeni kapılardan biridir. Babusselamın tam karşısına düşer
Cennetül baki tarafında olduğundan ilk açılışında cenazeleri oradan çıkarmayı
düşünmüşlerdi. Ancak şimdi cenazeler için kıble tarafında ayrı bir giriş
açıldı. Cenazeler oradan girdirilip oradan çıkarılıyor babul baki bu amaçla
kullanılmıyor. Efendimiz (sallallahu aleyhi vesellem)i ziyaret ettikten sonra
çıkış için kullanılan kapıdır.
Bâbu ssıddık
Mescid-i Nebevînin Batı tarafında Ebu Bekir r.a.ın evi
bulunuyordu. Mescid-i Nebevînin etrafında evi bulunan sahabiler Mescide girip
çıkabilmek küçük kapılar açtılar efendimiz belli bir zaman sonra herkese
açtıkları bu kapıları kapatmalarını emretti. Ancak Ebu Bekrin kapısı açık
kalmalıdır buyurdular.
Tarih boyu bu açık kapı Mescid-i Nebevînin her
yenilenişinse açık bırakılmış ve değişik amaçlarla kullanılmıştır. Ancak ilk
suud genişletmesinde üç küçük kapı şeklinde yapılmış ve bu günde bu şekliyle
mevcuttur. Babuselamın hemen yanındaki 2 nolu kapı bu kapıdır.
Bâburrahmet
Mescid-i Nebevînin batı duvarındadır. Bu kapı Efendimiz (sallallahu
aleyhi vesellem) in zamanında kendisinin açtırdığı üç kapıdan biridir. Bu
kapıya babu Atike de denir. Daha sonra bu cihette yapılan her genişletmede ilk
kapının hizasında bir kapı açılmıştır. Rahmet kapısı anlamına gelen bu kapı
ismini yağmur talebinde bulunmaya gelen bir adamdan aldığı rivayet edilir.
Olay şöyle cereyan eder: Adam Cuma günü efendimiz hutbe okurken içeri girer ve
efendimize direk “ya rasulellah hayvanlarımız helak oldular yollar kesildi
kuraklık her tarafı kasıp kavurdu. Dua edin de yağmur yağsın” deyince
efendimiz hutbe de dua etti. Ve hemen bulutlar gökyüzünü doldurdu ve yağmur
yağmaya başladı. Enes bin malik buyuruyor ki tam altı gün hava bulutlu ve
yağmurlu kaldı. Bir sonraki hafta Cuma günü yine aynı adam o kapıdan girerek
yine “ya rasulellah hayvanlarımız helak oldular yollar kesildi Allaha dua edin
de yağmur kesilsin” der. Efendimiz (sallallahu aleyhi vesellem) de elini
kaldırır dua eder. “ya rabbi yağmuru üzerimize değil etrafımıza vadilere, taş
yığınlarına ve ağaçlık araziye yağdır.”diye dua eder. Biz de camiden
çıktığımızda günlük güneşlik bir havada yürüyerek gittik.
Bâbu Abdülmecid
Sultan Abdulmecid zamanında Mescid-i Nebevî yi
genişletilirrken kuzey tarafında açtırdığı bu yeni kapıya kendi ismini
vermişler Mecîdi kapısı olarak meşhur olmuştu. İlk suud genişletmesinde geriye
doğru yapılan genişletmede de aynı hizada bir kapı açılarak yine bu isim
verilmişti. Bu kapı son suud genişletmesi esnasında içeride kalmıştır.
Abdülaziz kapısı
İlk suud genişletmesi (1955)sırasında doğu tarafında yeni
bir kapı açılarak bu isim verilmişti. İkinci suud genişletmesinde bu kapı
içeride kalmıştır.
Bâbu Osman bin Affan
Mescid-i Nebevînin kuzey doğusunda bir kapı idi. İlk suud
genişletmesinde açılmıştı. (1955)
Bu kapıya neden Osman bin Affan dendiğini bilmiyoruz. Yan
tarafta hz. Ömer kapısı olunca bu da Hz. Osman adına mı olsun denmişti acaba?
Bâbu Ömer bin Hattâb r.a.
Bu kapı Hz. Ömer’in evinin karşısında olduğu için Ömer
kapısı diye isimlendirilmiştir. Ömer r.a. evini borcundan dolayı satınca bu
kapının adı “Ömer’in borç ödeme” kapısı olarak isimlendirilmişti. Daha
sonraları “borç eda” kapısı olarak isimlendirildi. Daha sonraları Hz. Ömer
kapısı olarak isimlendirildi. Ancak son genişletmede haremi şerifin içerisinde
kaldı.
Bâbu Melik Suud
Bu kapı doğu duvarında bulunan Abdülaziz kapısının tam
karşındındadır. Batı duvarında bulunan bu kapı ilk suud genişletmesinde
açılmıştır. Kral suud kapısı diye adlandırılmasının sebebi kral suud
genişletme projesini buradan başlatmış, ilk temel taşını buraya koymuştur.
Yazıcıya Gönder
• Medine • Mekke • Medine-i Münevvere (Hafız Beşir Dosyası) • Kutsal Topraklar • Makaleler • Mekke-Medine'ye Gidiyorum •
|