Mehmet ALTAN Web Sitesi

  Maksura

Maksura-i Şerife

Beşgen surun dışında bulunan dairevi sura verilen addır. Bazıları bu surun içindekilerdir demişlerdir. Bazıları da Hücre-i Şerife denen kısma maksure-i şerife denir demişlerdir.

Mescid-i Nebevi nin güneydoğu köşesinde bulunan Hücre-i Şerifeyi ziyaret eden kişi bu kısmı yani Maksure-i Şerife’yi müşahede eder. B kısım dıştan bakır ve demirlerle çevrilidir.

Kuzey ve güney tarafının uzunluğu 16 m. Doğu batı cephesinin uzunluğu15m.dir.  ilk olarak bu suru yapan Sultan Zahir Ruknuddin Baybars dır. Sultan Zahir Ruknuddin Baybars 668h. yılında yaptırdığı maksure tahtadan idi. Yüksekliği yaklaşık iki insan boyu idi. 694h. yılında melik Zeynüddin yüksekliğini mescidin yüksekliğine çıkardı ve maksurenin dışına şebeke yaptı. Bu maksure 886h. da Mescid-i Nebevinin ikinci yangını esnasında yandı. Sultan Kayıtbay 888h. 1484 m.de şimdiki bakır ve demir parmaklıkları gönderdi. Bu parmaklıkların ağırlığı o günün ölçüleriyle 400 kıntar idi. Yani 17817 kg. Medineye 70 deve ile taşımışlardı.

Bu maksurenin batı tarafında ki kapıda maksurenin yapılış tarihi yazmaktadır. Kitabedeki yazı şöyledir. “bu maksureyi 888 h yılında efendimiz Sultan Melik Eşref Ebu Nasr Kayıtbay yaptırmıştır.”

Bu maksure bu gün Hücre-i Şerife diye bilinen yerdir. Kıble kısmına muvacehe-i şerife denir. Burası bu gün ziyaretçilerin efendimizi ve iki halifesini selamlamak için durduğu kısımdır. Hücre-i Şerife tarih boyu sultanların ihtimamla üzerinde durduğu yerdir. Kanuni dultan Süleyman da hücre-i şerifenin mermerlerini yenilemişti. Suud döneminde de hücre-işerifeye ilgi ve alaka devam etmiş bir dizi tamirat yapılmıştır.

Hücre-i Şerife’nin Kapıları

Hücre-i Şerifeni dört kapısı vardır bunlardan birincisi kıble tarafındaki kapıdır ki buna tevbe kapısı denir. Üzerinde gümüş levhanın bulunduğu kapıdır. Üzerinde yapılış tarihi vardır. 1026h /1617 m. Sultan birinci Ahmed’in Hücre-i Şerife ye hediyesidir.  İkinci kapı, batı tarafındadır. Bu kapıya vüfud direğinin yanında olmasından dolayı vüfud kapısı denir. Üçüncü kapı doğudadır. Bu kapıya da fatıma validemizin evine yakın olmasından dolayı Fatıma kapısı denmiştir. Bu üç kapı 668 h. den beri vardır. Dördüncü kapı ise kuzeydedir. Bu kapıya da teheccüd namazgahına yakın olmasından dolayı teheccüd kapısı denmiştir.

Bu kapılardan bugün sadece doğuda kii kapı açılmaktadır. Diğerleri kapalıdır. Bu kapı da konulan kanunlarla sınırlı bazı çok özel heyetlere veya hizmet için girmesi gerekli şahıslara açılmaktadır. İçeriye her giren şahıs Hücre-i Şerife ye girmiş olur. Ancak mübarek kabirlerin olduğu ve onları ihata eden beşgenin içine girmesi mümkün değildir. Çünkü onun hiçbir kapısı yoktur. Hatta özel hizmetçiler dahi onun arkasında ne var görmemişlerdir. Tepede bir hava deliği olduğunu söylüyorlar. Hepsi bundan ibaret.

Yeşil Kubbe

Hücre-i Şerifenin üzerine iki kubbe inşa edilmiştir. Biri herkesin dışarıdan gördüğü büyük kubbe olan yeşil kubbedir. Bu kubbeyi yedinci asrın sonlarına doğru sultan kalavun inşa etmiştir. Bu kubbe hicri 678 e kadar yoktu. Sultan kalavun kubbeyi tahtadan inşa ettirmiş ve üzerini Hücre-i Şerife yi yağmurdan korumak amacıyla kurşunla kaplattırmıştır.

Bu büyük kubbe Sultan Kayıtbay zamanında 887 h. de çıkan yangından sonra ikinci kez inşa edilerek yenilenmiştir. Bu sefer kubbe tahtadan değil horasandan inşa ettirmiştir. Ancak kubbe yükselip üst seviyeye ulaşınca bazı çatlamalar olunca mühendislerle istişare ederek o kısmı yıktırmış  ve mısırdan beyaz alçı getirttirerek üst kısmını bu maddeden yaptırmıştır.

1233 h. de Sultan 2. Mahmut zamanında kubbede çatlamalar meydana gelince kubbenin üst kısmı yıkılarak çok sağlam bir şekilde yeniden inşa edilmiştir. Bu inşatta edebe son derece riayet edilmiş çekiç darbelerinin ses çıkarmaması için altlarına keçe bağlanmış ve Hücre-i Şerifin içine bir şey dökülmesin diye kubbenin alt kısmına tahtadan sütre konmuştur. Bu mübarek işte bulunabilmek için Medine ehlinden herkes küçük büyük demeden çalışmıştır. Sultan 2. Mahmut iş bitiminde herkese birer hediye dağıttırmıştır. Bugün ki kubbe halen o dur. Sultan Mahmut kubbenin yeşile boyanmasını emretmiştir. Böylece ilk defa kubbe yeşile boyanmış oluyordu. Kubbenin rengi daha önce kuşun kaplamalar üzerinde mavi idi. Bu gün halen yeşile boyanmaktadır.

Hücre-i Şerifenin üzerindeki İkinci kubbe, yeşil kubbenin yanındaki kücük kubbedir. Hicri dokuzuncu asrın sonlarına doğru sultan Kayıtbay bu kubbeyi tahta tavanın yerine inşa ettirmiştir.

Bu iki kubbe de de küçük birer delik vardır.. Bu deliklerin yapılışında ki amaç sema ile kabri şerifin arasının bir şeyle kesilmemesi idi. Bu deliklerden hem güneş hem yağmur kabri şerife girmektedir. Bu delikler güvercinlerin içeri girmemesi için çok ince bir telle kapatılmıştır.

 

Kaynak: Tarihul mescidun nebviyyuşşerif   Muhammed İlyas Abdulgani

Yazıcıya Gönder

 

• Yukarı • FAZÂİL • Baki Kroki 1 • Medine Özet Bilgi • Efendimizin Bina Ettiği Mescid • Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vesellemin Ve İki Halifesinin Kabirlerini Çalma Teşebbüsleri • Hücre-i Saadetin Tarihi • Hucre • Kapıların Tarihi • Maksura • Sultan Abdülmecid Genişletmesi • Medine'nin Fazileti • Medinede Mescidler • Mihrablar ve Suffe • Minareler • Mescidi Nebevi Hakkında Kısa Bilgiler • Medine Hakkında Özet • Ravza Minber ve Sütunlar • Suud Genişletmeleri • Mescidi Nebevî de Yangınlar • Ziyaret Âdâbı • Medine Araştırmaları Merkezi • Medine Vesikası •

 

Sitemizin Bütün Sayfaları 1024/786 çözünürlükte hazırlanmıştır
En iyi görünümü İE 5.5 ve üstü ile elde edebilirsiniz.