Mehmet ALTAN Web Sitesi

  Hacer-ul Esved


Hacerü'l Es'ad (Esved) Hakkında Bilgi

 Saâdetli bir taştır. Cenâb-ı Hakk'ın her işinde bir hikmeti vardır. Kâbe bir binadır ve biz namazda o tarafa doğru döneriz. Fakat esas bizim dönüşümüz "Eyne mâ tüvellû fesemme vechullâh" âyetiyle de anlatıldığı gibi, Allah'adır. Yani biz Cenâb-ı Hakk'ın marziyatına teveccüh etmiş oluruz.

Cenâb-ı Hakk bazı yerlere kutsiyet lütfetmiştir. Meselâ Mescid-i Aksâ, Mescid-i Haram ve Ravza-i Tâhire hep mukaddestirler. Evet, Allah Rasûlünü bağrında taşıyan yerin taşı ve toprağı mukaddestir. Binlerce şâhidin şehâdetiyle onun toprağını şifâ niyetiyle kullananlar şifâ bulmuşlardır. Bu mucaveretten, o belde de mukaddestir.

Mülk sahibi Allah'tır ve mülkünde istediği gibi tasarruf eder. İnsanı bütün hayvanat âleminden üstün kıldığı gibi, İki Cihân Serveri'ni de meleklerin dahi önüne geçirmiş ve üstün kılmıştır. O istediğini yapandır. Şerefli ve azız kılmak da, hor ve zelîl kılmak da O'nun elindedir. Ve işte O Allah, bir taşı azız kılmış ve o taş bütün inananların nezdinde mukaddes kabûl edilmiştir. Bize düşen Cenâb-ı Hakk'ın, hangi nur ve hangi sırra ma'kes yaptığını bilmek değil, O'nun mübârek saydığı şeylere saygılı olmaktır.

Allah Rasûlünün hutbe verirken yaslandığı hurma kütüğü, Ondan ayrılınca, dayanamayıp ağlıyor.. sonra İki Cihân Serveri'nin onu istilâmıyla kutsileşiyor ve Cennet ağaçlarından bir ağaç olmaya hak kazanıyordu.

Ashâp-ı Kehfin köpeği, sadâkatından dolayı mükâfatlandırılıyor ve nev'ini temsilen, bir kısım hadîslerin rivâyetiyle, Cennet yolları kendisine açılıyor. Hacer'ül-es'ad'a gelince o da, bize kadar nakledilip gelen bazı rivâyetlere göre Hz.İbrahim'in (as) Kâbe'yi inşâ ederken kullanmak üzere Ebu Kubeys Tepesinden alıp getirdiği ve iskele olarak kullanmak üzere üstüne çıkıp Kâbe duvarlarını ördüğü bir taştır. İşte Hz. İbrahim gibi bir Halilullah'ın ayağını bastığı bu taş, Cenâb-ı Hakk'ın bahşettiği kutsiyetle azîz kılınmıştır.

O'nun Cennetten gelen bir taş olduğuna dair de rivâyetler vardır. Belki de gökten gelen bir meteor, bir gök taşıdır. Meleklere ait ulvî bir âlemden geldiği için kendisine bu değer verilmiştir. Geliş keyfiyeti ne olursa olsun bugünkü durumuna te'sir etmez. Ne olursa olsun o, bizler için mukaddes bir taştır. Ona taş diyoruz ama, bu onu başka bir kelimeyle ifâde edemediğimiz içindir. Onun mâhiyetini ifâdeye daha uygun bir kelime bulunmuş olsaydı onu söylerdik. Bu bir edep meselesidir.

İşin mâhiyeti ne şekilde ve nasıl olursa olsun, bizim için mühim değildir. Oraya bir tahta parçası konulsaydı ve Hacer'ül-Es'ad'a verilen kutsiyet ona verilseydi biz onu da aynı saygı ve hürmetle istilâm eder ve bu taşa karşı yaptığımız aynı şeyleri bu defa ona karşı yapardık. Zira biz neticeyi hep Rabbimiz'e dayandırıyor ve esasen bekleneni O'nun engin Rahmetinden ve her şeyi de O'nun muhit ilim ve Kudretinden bekliyoruz.

Hz. Ömer, onu öperken "Ey taş biliyorum ki, sen bir taşsın, ne fayda ne de zarar verebilirsin. Eğer Allah Rasûlünün seni öptüğünü görmeseydim seni asla öpmezdim" der. Arkasında duran Hz. Ali fısıldar. “Ya Ömer! O'nda saklı sırları bilseydin şimdi ona böyle seslenmezdin!'” mukâbelesinde bulunduğu rivâyet edilir. Her şeyin en doğrusunu Allah bilir.

Hacerü'l-Esved İçin Hakemlik

O asırda, değişik problemlerden ötürü herkes O’na (peygamberimize)müracaat ederdi. Bir gün, Kabe’nin tamiri ki O da bu tamirde çalışmıştı. Hacerü’l-Esved’i yerine koyma mes’elesi, değişik kavim ve kabileler arasında, bir kızıl-kıyametin nüvelerini taşıyordu.. bir-iki gün içinde bu iş halledilmezse, mutlak bir harp kaçınılmazdı. Yukarıda da, bir mes’ele münasebetiyle söylediğimiz gibi, Allah Resûlü’nün, Hacerü’l-Esved’i yerine yerleştirmek suretiyle problemi çözmesi ve bu mes’eleyi en güzel şekilde halletmesi böyle korkunç bir yangını önleyivermişti. Hacerü’l-Esved’i yerine koymak için bir bez serip ortasına Hacerü’l-Esved’i koydu.. sonra da kavim ve kabile liderlerini çağırarak hepsine bu bezin bir ucundan tutmalarını teklif etti.. ardından da Hacerü’l-Esved’i, yerine bizzat kendisi yerleştirdi.

Şimdi tafsilatına girmeyeceğimiz bu hâdisede, Allah Resûlü’nün, risaletten evvel dahi, nasıl bir fetânete sahip olduğu apaçık meydandadır.

Zira O, hakem olarak O’na müracaat edilen mes’ele-lerde, yirmi-yirmi beş yaşındayken (değil nübüvvet ile teyit edilip, değişik derinlikler kazandığı, kazanıp, namütenahiliğe açıldığı ve Allah'ın (cc) Rahle-i Tedrisi önüne oturup her şeyi O’ndan aldığı dönem) vahye kapalı olduğu devrede dahi ruhunun coşan ilhamlarıyla verdiği kararlarda kendini tanıyıp bilenlerin sînesine öyle taht kurmuştu ki, Kureyş kafirleri mescidin kapısından O’nun içeriye girdiğini görünce sevinç çığlıklarıyla: “Bu, Muhammedü’l-Emîn, O’nun hakemliğine razıyız” demişlerdi. O gelmiş ve problemler çözülmüştü. Evet O, hem de hiç düşünmeden, beklemeden, eline kalem almadan, şununla-bununla görüşüp yol-yöntem araştırma-dan, çok rahat ve yağdan kıl çeker gibi halledivermişti. Bu O’nun için çok basitti ama, hiç kimse de buna itiraz etmemişti, edemezlerdi de; çünkü onlar, O’nu hakem tayin etmişler, O da falsosuz, fiyaskosuz ve herkesi hoşnut edecek şekilde hakemliğini yerine getirmişti.

O’nun hayatında geriye atılmış bir adım yoktu.. yoktu; zira O, Allah’tan (cc) gelenleri çok iyi anlayacak bir fetanete sahipti. O’ndaki bu fetanet bir gül tomurcuğu gibi açılmış, açıldıkça rengârenk bir hâl almış ve insanlığın problemli, tatminsiz, ekşi yüzüne tebessüm olarak aksetmiştir. O’na ait büyüklük buudlu sırlar bitti dersiniz, oysa ki bitmemiştir, (Yûnus’un diliyle) o tomurcuk içinde daha nice tomurcuklar vardır. Evet, bütün hayat-ı seniyyeleri boyunca O’na daima müracaat edilmiş, O da müracaat edenleri mahzun ve mükedder geriye çevirmemiş ve onların problemlerini halletmiştir. İşin daha başında alabildiğine fitneye açık bu cemaat devamlı problem üretiyor, O da teker teker bunları çözüyordu.

Notlar:

  Hacerül esved hakkında efendimiz a.s. şöyle buyurmuşlardır. "O sütten daha beyaz idi onu insanoğlunun günahları siyahlaştırdı.

Yazıcıya Gönder

• Giriş • Yukarı • Evlerin Anası • Hacer-ul Esved • Kâbe • Kabe ve Mirac • Kabe ile İrtibatlı Şehirler • Allah Kâbe'yi İnsanlar için Kıyam Kıldı • Kutsal Mekan Kâbe • Harem Hakkında Bilgiler • Kâbe Hakkında • Mekke-i Mükerreme • Metafta Bir Ayet • Vedâ Hutbesi •

 

Sitemizin Bütün Sayfaları 1024/786 çözünürlükte hazırlanmıştır
En iyi görünümü İE 5.5 ve üstü ile elde edebilirsiniz.