|
Mekke-i Mükerreme
Hepimizin hiç olmazsa ömürde bir defa görmek, ziyaret etmek, haccetmek
için can attığımız dua dua yalvardığımız tek yer herhalde Mekkedir.
Orası tarih boyu
bütün peygamberlerin
ve salih insanların uğrayıp ziyaret ettiği belki de kanatlanıp öteler
ötesine uruc ettiği manevi rampaların başında gelir.
Efendimiz salllahu aleyhi
vesellemin çok özel olarak bahsettiği yerleden birincisi Mekke-i
Mükerremedir. Mekke haddi
zatında çok mübarek bir yer olmasıyla beraber bir de orada Kabe’nin
bulunması ona ayrı bir değerler üstü bir değer katmıştır.
Efendimiz bir hadis-i
şeriflerinde
“üç mescidin dışında hiçbir mescide şeddi rihal edilmez mescidi haram
mescidi nebevi mescidi aksa. Buyurmuşlardır. Bu hadisi şeriften
şunu anlıyoruz. İbadet amaçlı bu üç mescidin dışında bir mescidi ziyaret
etmek için yola çıkılmaz. Ancak bu üç mescid için para dökülür dökülen
paraya değer, meşakket çekilir, çekilen meşekkate değer. Çünkü insanlar
buralarda büyük manevi makamlar ve hazlar elde edebilirler ayrıca
ahirette de mükafatı vardır. İşte bu üç medcidden ilki Mekkede dir.
Bu gün her yıl milyonlarca müslümanın gerek hac gerekse umra amacıyla bu
mübarek belde den ve mübarek mekanlarından bu manevi kazancı elde etmek
için akın akın geldiklerini görmekteyiz
Allahu teala kendi evini bina etmek ve son peygamber hz muhammed s.a.v
in peygamberliği icin mekkeyi seçmiştir. Mekkeyi kullarına bir ibadet
yeri olarak tayın etmiş uzakta ve yakında bulunan kullarının üzerine onu
zıyaret etmelerini farz kılmıştır. Ayrıca mekkeyi ağacı kesilmeyen otu
koparılmayan avı avlanmayan (Harem) yeryüzünde kutsanan bir belde olarak
tayin etmiştir.
Mekke nin tarihi insanlığın tarihi kadar eskidir. İlk insan ve ilk Nebi
Adem aelyhisselam Allahtan aldığı emirle o kıyamete kadar ayakta kalacak
ve insanlığın ziyaretgahı olacak kabe-i müşerrefeyi orada inşa etmiştir.
Yeryüzündeki herc-ü merclerle yıkılan ve kaybolan kabeyi ikinci kez
peygamberler babası ülüz azim (büyük) peygamber İbrahim aleyhisselam
Allah’ın emriyle oğlu İsmail’le beraber inşa etmiştir.
Mekkeden söz edilirken Büyük kadın, peygember zevcesi sabır ve tevekkül
abidesi Hâcer validemizi hatırlamamak mümkün değildir. Onun Mekkeye
geliş veya getiriliş kıssasını anlatmak zaittir zannederim. Mekke ikinci
kez kıyamete kadar umran olarak onun sayesinde canlamış, zemzem onun ,
evladına su bulma çırpınışlarıyla cennetlerden kopup imdadına yetişmiş,
ondan da bize hediye ve hatıra kalmıştır. Safa ile merveyi say ederken o
başyüce kadının yaşadıklarını iliklerimize kadar hissederiz. Allah
şefaatını nasib eylesin.
Mekke Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemin doğup büyüdüğü ve çok
sevdiği vatanıdır.
Peygamberlik orada (Hira mağasında) gelmiş, Cebrail ve öteler ötesiyle
orada tanışmış, ilk evliğini orada yapmış çocuklarını orada yetiştirmiş
davasının ilk erlerini sancılar içerisinde orada eğitmiş ve hayatının 53
senesini orada yaşamıştır.
Peygamberlik geldikten hicrete kadar geçen on üç senede türlü türlü eza
cefa görmesine rağmen Mekkeden ayrılmayı hiç istememiş ama Allahtan
hicret emri gelince hazvere çarşısının başında durup “vallahi sen yer
yüzünde allahu tealanın en hayırlı ve ona en sevimli yerisin eğer beni
senden çıkartmasalardı senden ayrılmazdım diyerek adeta hem mekkeden
özür diliyor hemde Mekkenin onun nazarında ne kadar kıymetli olduğunu
bizlere anlatmış olurdu.
Mekke suudi arabistandaki
hicaz bolgesinin batı tarafında bulunur. Kabeyi muserrefe ise ziraatsız
bir vadidebulunmaktadır. Çevresi dairevi
bir
sekılde daglarla kaplıdır.
Mekkenin eskiden umumi olarak iki bölgesi vardı Biri mualla diğeri ise mesfele
diye isimlendirilirdi. Ancak bu gün Mekke modern çarşılarıyla Devasa ve
lüks otelleriyle ve semtleriyle büyük bir şehirdir.
Peygamberimiz (sav) mualla ehlinden olup orada dogmus hicret edene
kadar orada yasamış Mekkenin fethi esnasında da Mekkeye oradan
girmiştir.
Mekkenin gerek Kuranda gerekse hadislerde değişik isimlerle anıldığını
görmekteyiz Bundan bazıları Mekke, Bekke, Beled, Beledi Harâm, Umul Kura
dır.
Mekkenin Fazileti hakkında Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem den
şeref sudur olmuş çok hadisi şerifler vardır. Ancak konunun genişliği
bizim de yerimizin darlığı bunları anlatmaya manidir. İlgili kitaplara
müraccat etme tavsiyemizle bu güzel ve geniş konuyu burada noktalarken
Cenab-ı Haktan her Müslümanın gidip oraları görmesini ve oralardan maddi
manevi istifade etmesini niyaz ederiz.
Mehmet ALTAN |