Mehmet ALTAN Web Sitesi

  Medine'ye Gidiyorum

 

ÖNSÖZ

 Dünyanın her yerinden olduğu gibi, ülkemizden de her yıl hac veya umre yapmak niyetiyle, milyonlarca Peygamber aşığı Medine’ye, Efendimizi ziyarete gidiyor.

Medine’de kaldıkları esnada ya bulundukları mekanın kutsiyetini gereği gibi takdir edemediklerinden ya da yeteri kadar bilgi sahibi olmadıklarından, zamanlarını iyi değerlen-diremediklerini, çarşı-pazar gezmelerini, vitrinlere takılıp kaldıklarını üzülerek müşahede ettik.

Kimi kardeşlerimizin de, Mescid-i Nebevi’nin kapasi-tesine, kapı, pencere, minare, direklerinin sayısına; kaç ton demir kullanıldığına dair teknik ve mühendislik bilgilerine takıldıklarına şahit olduk.

Halbuki; Medine’de bulunanların vakitlerini çok iyi değerlendirmeleri gerekmez miydi? Mescidin rûhuna uygun bol bol dua, namaz ve tesbihatla, o bulunmaz dakikalar değerlendirilemez miydi?

Unutulmamalıdır ki, Medine’de bulunma sebebimiz, Efendimizdir. Medine’yi, Medine yapan ve onu değerli kılan, Efendimizin Medine’de olmasıdır…

Bu konudaki eksikliği tespit ettiğimden, bilgi ve tecrübelerimi, sizlerle paylaşmak istedim.

Buram buram asr-ı saadet kokan, Peygamberimizden ve güzide ashabından izler taşıyan bu kutsal mekanları, ansiklopedik bilgi yığınından uzak, Sahabe efendilerimizi de din kardeşlerime tanıtmak, sizleri Asr-ı saadete götürmek istedim.

 İlgili bölümleri hazırlarken, zaman zaman göz yaşlarıma hakim olamadım. Kaynak eserlerden yaptığım alıntılarda yer yer eksiltmeler ve sadeleştirmeler yaptım.

Medine kitabımızı hazırlarken, değerli hocam Mehmet Altan Bey’in bilgilerinden ve www.altan.info web sitesinden çok istifade ettim.

Ayrıca Mescid-i Nebevî’nin ve Cennetü-l Bakî’nin ayrıntılı krokisini hazırladım ki rehbere ihtiyaç duymadan herkes ziyaretini dilediği gibi yapabilsin.

Bu kitabın Hac veya Umreye giden kardeşlerimize faydalı olacağını ümit ediyor, ziyaretlerinizin ve dualarınızın makbul olmasını Rabbûl Âlemîn’den niyaz ediyorum.

                                                                    

                                                             İshak AYDOS

Eylül 2006 Ankara

BİRİNCİ BÖLÜM

MEKKE’DEN AYRILIŞ

12 Mayıs 2005

Mekke’de günümüz tamamlanmıştı.

Otobüsümüz hareket etti. Son bir kez Peygamberimizin doğduğu evin yanındaki yoldan geçip giderken, hepimiz yaşlı gözlerle Kabe’ye el sallıyor elveda diyorduk.

Allahım……. Allahım…….. tekrar nasib eyle!

Doymadım Beytine….

Doymadım tavafa……

Doyamadım zemzeme….

Kolay değildi Mekke’den ayrılmak. Rasûlullah Efendimizde Hicret için Mekke’den ayrılırken dönüp son bir kez bakmıştı da mahzun bir halde: “Vallahi, sen Allah’ın yarattığı arzın en hayırlısı ve Allah’a en sevimli olan kısmısın. Ey Mekke! eğer kavmim beni senden çıkarmasaydı, senden başka bir belde de ikamet etmezdim”[1] dememiş miydi.

Zordu Mekke’den ayrılmak.

Ne de çabuk geçivermişti günler.

İçimize daha şimdiden Kabe’nin hasreti düşmüştü, şimdi daha iyi anlıyordum tekrar  tekrar gelenleri.

Yüreğimizden bir parçayı Mekke’de bırakıp Medine’nin yollarındaydık.

[1] Tecrid-i Sarih Tercemesi c.4, s.206


Medine'ye Gidiyorum | Mekke'ye Gidiyorum

CENNETÜ’L-BAKİ • İKİ İMAMIN KABİRLERİ • HÜCRE-İ SAADET • HURMA • MESCİD-İ NEBEVİ • İMAM-I AZAM • MEDİNE • MEDİNE  YOLUNDA • MESCİDLER 1 • KIBLETEYN   MESCİDİ • OSMANLININ  PEYGAMBERİMİZE HÜRME • PEYGAMBERİMİZİN KORUNMASI • RAVZA-İ  TAHİRE • SON GÜN • UHUD • PEYGAMBER EFENDİMİZ

Sitemizin Bütün Sayfaları 1024/786 çözünürlükte hazırlanmıştır
En iyi görünümü İE 5.5 ve üstü ile elde edebilirsiniz.