Mehmet ALTAN Web Sitesi

  Medya

 

Sayfanın Sözü :  ... Her iki çocuktan biri haberden kötü etkileniyor. Diğer bir ifadeye gelecek 10-15 yıl içinde yetişecek genç neslin yarısı dünyayı karamsar yorumlayacak ve gerçeklerden kaçış yolları arayacak demektir.
Araştırmacılar anlaşmazlık, tv seyretme ve saldırganlık arasında üçlü bir bağ olduğu sonucuna vardılar. Anne ve baba ile anlaşmazlık ne kadar şiddetli olursa, saldırganlık o derece yükseliyordu.
Çocuğun, bir günde bir saat kadar tv seyretmesi kabul edilebilir. Bu süreyi kabullenene kadar çocuk çok iyi kontrol edilmelidir. Alternatif faaliyetler ihmal edilmemelidir. Arzu edilen sınırlamalara uyulduğu ölçüde ödüllendirilmelidir.

Her söz, ferdin irfan ve kültür derecesine göre ruhundan fışkırır, ortaya çıkar ki, bunu da ancak, ufku o seviyede olanlar anlar. İnce sözleri, ince hakikatları anlamamak veya âdi görmek, ruhun bilgisizlik ve kabalığından değil, onun irfansızlığındandır.

 Milletler sık sık, hikmetsiz kuvvetin paletleri altında kalıp ezilmişlerdir. Aslında, hikmetsiz kuvvet, kuvvetsiz hikmeti ezerken, gerçekten ezilip ağlayan biri vardır; o da hakikat...

 Cevâhir kadrini sarraflar, ilim adamını âlimler, insanı da insanlığa yükselmiş olan kâmiller anlar. Cevher, bakırcılar çarşısında garip, âlim câhiller arasında, insan hayvanî ruhlar içinde, hakîm de muhâkeme ve vicdanın kulakardı edildiği bir dünyada...

Ne yazık ki, bugünkü insanımızın en karakteristik bir yanı, okumamak ve düşünmemek. Zannediyorum bizi verimsiz hâle getiren de işte bu. İstisnaları olsa da, bu bir gerçek. Bizim dünyamızın insanı, senede bir kitap okumaz, bir yerde oturup iki saat düşünmez. Türkiye’de hiç kitabın olmadığı devirlerde Bediüzzaman yazmış ve “okuyun” demiş, zira kitap okumayınca, insanın insanlığının inkişaf etmesi zordur.

      Linklere Gider   

• Medya Linkleri •   

  • Okumayı hayatının ana eksenine yerleştir. Çünkü okumak bilgi edinmenin, zihin ve yürek açlığını gidermenin hala en geçerli ve en kadîm yoludur.
  • Kitap okumayı, en azından günlük hayat ile mücadele etmek için bir güç toplama yolu olarak değerlendir ve ona zaman ayır.
  • Zamanını  harcamaya paranı harcamaktan daha dikkatli davran.  Çünkü para ile yanlışlar düzeltilebilir, fakat zaman gitti mi geri gelmez.
  • Matbûat, millet hissiyatının tercümanı, kitlelerin rehberi ve nâşir-i efkârıdır.         O zulüm ve istibdâd idarelerinde hep ya esir veya dalkavuk olarak kalmıştır.

  •  Her muharrir, söz ve davranışlarında edepli, lisan ve kaleminde de nezih olmalıdır. Yoksa, mevhum bir faide uğruna, muhakkak zararlara sebebiyet verilebilir...

  •  Muharrirleri, müellifleri, millî duygu ve millî düşünce istikametinde istedikleri gibi yazamayan milletler, daha çok Bâbil esaretini tasvir ve temsil ederler.

  •  Matbûat, isabetli-isabetsiz her türlü düşünceye açık bir müessese olsa bile, yine de millete ve millet ruhuna göre disipline edilmesinde zaruret vardır.

  •  Bilhassa gazeteler, şahısların hevâ ve hevesine hizmetten fevkalâde sakınmalı, sadece ve sadece milleti irşâd etmeyi hedeflemelidirler...

  •  Mezarlarda çürümeye terkedilen nice kafa kemikleri vardır ki, zulüm, istibdad ve sansürden ötürü yazılamamış bir sürü kitabı da alıp beraber götürmüşlerdir.

     


Sitenin diğer bölümleri

• Giriş • Yukarı • Haremeyn "Mekke ve Medine" • Hurma • Peygamberimiz • Sahabe • Pırlanta Sayfalar • Arap Dünyası • Sorular Cevaplar • Arama ve İnternet • Dua • Ezanlar • Kültür • Kıssadan Hisse • Medya • İnsan Vücudu • Güzel Sözler • Hat Sanatımız • Sizden Gelenler • Haberler • Basında Çıkan Makaleler • Ziyaret Defteri •

 

Sitemizin Bütün Sayfaları 1024/786 çözünürlükte hazırlanmıştır
En iyi görünümü İE 5.5 ve üstü ile elde edebilirsiniz.