Mehmet ALTAN Web Sitesi

  Kıssadan Hisse 2


Bir Kaz Gönderirsem Yolar mısın?

Çok soğuk bir kış günü padişah, tebdil'i kıyafet gezmeye karar vermiş.Yanına bas vezirini alıp yola çıkmış. Bir dere kenarında çalışan yaşlı bir adam görmüşler. Padişah, ihtiyari selamlamış.Adam elindeki derileri suya sokup, döverek tabakliyormus.
" Selamünaleyküm ey pir'i fani..."
" Aleykümselam ey serdar’ı cihan..." Padişah sormuş.
" Altılarda ne yaptın ?"
" Altıya altı katmayınca, otuz ikiye yetmiyor..."
Padişah gene sormuş.
" Geceleri kalkmadın mı?"
" Kalktık...Lakin, ellere yaradı..." Padişah gülmüş.
" Bir kaz göndersem yolar misin ?"
" Hem de cıyaklatmadan..." Padişahla başvezir adamın yanından ayrılıp yola koyulmuşlar. Padişah bas vezire dönmüş.
" Ne konuştuğumuzu anladın mı?"
" Hayır padişahım..." Padişah sinirlenmiş.
" Bu aksama kadar ne konuştuğumuzu anlamazsan kelleni alırım." Korkuya kapılan bas vezir, padişahı saraya bıraktıktan sonra telaşla dere kenarına dönmüş. Bakmış adam hala orada çalışıyor.
" Ne konuştunuz siz padişahla..." Adam, bas veziri şöyle bir süzmüş.
" Kusura bakma. Bedava söyleyemem. Ver bir yüz altın söyleyeyim.."
Bas vezir, yüz altın vermiş.
" Sen padişahı, serdar’ı cihan, diye selamladın.
Nereden anladın padişah olduğunu.."
" Ben dericiyim. Onun sırtındaki kürkü padişahtan başkası giyemezdi.."
Vezir kafasını kaşımış.
" Peki, altılara altı katmayınca, otuz ikiye yetmiyor ne demek..." Adam, bu soruya cevap vermek için de bir yüz altın daha almış.
" Padişah, altı aylık yaz döneminde çalışmadın mi ki, kış günü çalışıyorsun, diye sordu. Ben de, yalnızca altı ay yaz değil,altı ay da kış çalışmazsak, yemek bulamıyoruz dedim."
Vezir bir soru daha sormuş...
" Geceleri kalkmadın mi ne demek ?" Adam bir yüz altın daha almış.
“Çocukların yok mu diye sordu..Var, ama hepsi kız.Evlendiler, başkasına yaradılar, dedim..." Vezir gene kafasını sallamış.
" Bir de kaz gönderirsem dedi, o ne demek..." Adam gülmüş.
" Onu da sen bul..."

BAŞARININ SIRRI

Bir adam bir gün Timur’a sordu: -Sultanım!Başarının sırrı nedir? Timur adama: -Şimdi sen parmağını benim ağzıma sok,ben de parmağımı senin ağzına sokacağım ve aynı anda ısıracağız...O zaman başarının sırrını anlayacaksın!dedi parmaklar ağızlara sokuldu ve aynı anda ısırma işlemi başlatıldı.Timur sabrederken,adam can acısıyla ”aahhhh”deyip ağzını açınca Timur parmağını kurtardı ve adamın parmağını ısırmaya devam etti.Sonra şöyle dedi: “-işte başarının sırrı! Aaaahhh demek karşısındakine fayda verir.Sabredeceksin dostum sabredeceksin

AZRAİL(a.s) ELÇİLERİ

Azrail(a.s) a bazı peygamberler sormuş”-Ey Azrail!Senin hiç elçilerin yok mu?Önceden onları gönder uyar ki insanlar senden korkmasın?

Hz.Azrail : “-Olmaz olur mu?Benim pek çok elçilerim var;hastalık,yaşlılık,saç-sakalın ağarması,göz ve kulak gibi azaların bozulması hep benim elçilerimdir.Bunlardan biriyle hala insan ölümü hatırlamamışsa,ruhunu alırken ona seslenirim:”Sana daha önce elçi üstüne elçi gönderdim,İkaz ettim.İşte ben o ölüm elçisiyim.Benden sonra artık elçi gelmeyecek ve seni uyaran olmayacak”

Damdaki Eşşek

Nasrettin Hoca’nın bir komşusu vardı. Hoca her gün davet etmesine rağmen bir türlü camiye gelmiyordu. Yine bir namaz dönüşünde Hoca bir de baktı ki komşusunun evinden bir ses geliyor. Namaza gelmeyen komşusunun sesi : “Allah’ım ne olur bana cennetini ver. Beni cennetine koy.” Hoca sevindi ve “herhalde dün komşu tövbe etti, imana geldi. Gidip tebrik edeyim.” dedi ve kapıyı açtı. Bir de ne görsün komşusu sırt üstü yatağa yatmış “ Ya Rabbi cennet cennet” deyip bağırıyor. Çok sinirlenerek ders vermek için evin damına çıktı ve tepinmeye başladı. Adam aşağıdan bağırdı: “kimsin sen”. Hoca “benim komşu ben” diye cevap verdi. Adam “hayrola Hocam evin damında ne arıyorsun” deyince Hoca “komşu eşşeğimi kaybettim de onu arıyorum” diye cevap verdi. Bu sefer adam sinirlendi. “Be Hoca hiç evin damında eşşek aranır mı? Hiç akıl fikir yok mu sende” deyince Hoca cevabı yapıştırdı: “Be aptal komşu evin damında eşşek aranmasa hiç yatakta cennet aranır mı?”

DELİ EDEN YAĞMUR

Padişahın biri rüyasında;yakında bir yağmur yağacağını,gözelerin,derelerin,ırmakların,çeşmelerin,göllerin hep bu suyla dolacağını ve bu sudan içenlerin deli olacağını görmüş.Korkuyla uyanmış ve büyük bir depo yaptırıp içini temiz sularla doldurmuş ve o musibet zamanında en yakınlarıyla beraber içip kurtulmak için saklatmış.Derken beklenen yağmur yağmış ve gerçekten sulardan içen herkes delirmeye ve acaip hareketler yapmaya başlamış...sadece önceki sudan içen padişah ve en yakınları delirmemiş.fakat ne zaman padişah ve yakınları dışarıya çıksa deliren ve deli hareketleri yapan halk kendilerinden farklı olan ve farklı davranan padişah ve yakınlarına ”Aaaaa...delilere bakın delilere bakın!!!”diye bağırıp alay etmeye başlamışlar.Sonunda padişah dayanamayıp “getirin şu yağmur suyundan bizde içelim” demiş ve içip onlarda delirmişler...

İNSANLIK TARİHİ

Padişahın biri Alimleri toplayıp:”bana insanlık tarihini yazıp getirin” demiş..10 deve yükü yazıp getirmişler.Padişah:”Bunu okumaya benim ömrüm yetmez ,kısaltıp getirin” demiş.Gidip çalışmışlar ve özetleyerek bir deve yükü haline getirmişler...Padişah ”bu da uzun demiş”.Alimler 10 cilde indirmişler padişah yine uzun bulmuş.Alimlerden biri:”padişahım ben size yarın en kısa ve güzel bir şekilde yazıp getireyim” demiş. Ertesi gün elinde bir kağıtla gelmiş ve ”buyrun padişahım” deyip uzatmış:”işte padişahım!insanlık tarihi:Doğdular,yaşadılar,öldüler”

NE ZAMAN KOKLARSA!

Çinliler ölülerin mezarının üstüne pirinç çorbası ve (onların kaşığı olan) çubuk korlar Avrupalılar ve Avrupai’ler de bilindiği gibi çiçek çelenk koyarlar. Bir İngiliz, ölüsünün mezarına pirinç çorbası koyan Çinli’ye alay ederek sordu: -Senin ölün ne zaman kalkacakta o pirinci yiyecek? Çinli cevabı yapıştırdı: -Senin ölün ne zaman kalkıp ta o çiçeği koklarsa o zaman!

TUZLU BALIK

Adamın biri rüyasında peygamberimizi(s.a.v) görmek ister.Ama bir türlü göremez.Bir maneviyat büyüğüne gelir ve görmek için tavsiye ister.Adamın halini anlayan o zat: “-bu akşam bol miktarda çok tuzlu balık ye ve su içmeden yat,bak nasıl görürsün” der.Adam -ne alakası var-diye içinden geçirir ama yine de denileni yapar,tuzlu balığı yer ve yatar.Rüyasında sabaha kadar çeşmeler,pınarlar ve nehirler görür,doya-doya içmektedir.Sabah o zat gelir ve: “-Hocam dediğinizi yaptım ama peygamberimizi(s.a.v) görmedim” der.O zat sorar:”peki ne gördün?”.Adam cevap verir:”-sabaha kadar çeşmeler, pınarlar ve buz gibi sular gördüm!”Maneviyat büyüğü hikmet dolu şu sözleri söyler: “-Ewet dostum suya hasret olduğun için su gördün.O tuzlu balık seni nasıl yaktıysa, peygamberimizin(s.a.v) aşkı da seni öyle yakacak ki o zaman onu göresin1Ahlakıyla ahlaklanacak,,,aşkıyla yanacak,hasretiyle ocak gibi tüteceksin!”

HANGİ EV

Dinden ,diyanetten uzak bir baba ve din derslerinden etkilenip dinine sarılan küçük oğul... Çocuk Allah’ı,Peygamber’i,ölümü,ahiret, öğrendikçe babasının haline çok üzülüyor,onun cehenneme gitmesine razı olmuyordu...Zaman-zaman babasını tatlı dille uyarmak istiyor fakat babasının hakaretinden başka şey görmüyor...ağlıyor,dua ediyor,yalvarıyor... Günlerden bir gün babası ile pazara gidiyorlar.Babası birşeyler alıp fileyi dolduruyor ve”-Oğlum!al bunları eve götür Akşam için annen hazırlasın,gelince beraber yiyelim..” Oğlu”peki babacığım”deyip çantayı alır ve uzaklaşır.Akşam baba eve gelince gündüz aldığı şeyleri sofrada görmeyince sinirlenir ve hanımına bağırır. :”hani aldığım şeyler..”Hanım şaşkın-şaşkın “-Ben bir şey görmedim ne aldın?”diye sorar.Adam oğlunu çağırır:”oğlum bu gün pazardan aldığım şeyleri eve getirmedin mi?”diye sorar.oğlu gayet sakin:”evet baba...eve götürdüm” “-Oğlum hangi eve götürdün?” “-Senin evine götürdüm baba” “-Sen şaşırdın mı oğlum?Benim bu evden başka bir evim mi var?” “-evet baba..ben çantayı senin o eve götürdüm.Buyur sana evini göstereyim” Baba şaşkın ”hele bakalım ne çıkacak ”deyip oğlunun peşine takılır.Gide-gide mezarlığa kadar giderler baba tekrar sorar:”oğlum niçin buraya geldik;?Hani ev?”Çocuk çantayı dedesinin mezarının yanına koymuştur.Ağlayarak babasına seslenir: “-Baba,baba!İşte senin gerçek evin...oturduğumuz ev daha evvel dedemin değil miydi? İşte sende sonunda o evi mecburen terk edip bu gerçek evine geleceksin..Hazır mısın baba,hazır mısın?” Çocuğun bu feryadı babasının katı kalbine yağmur gibi yağmış ve canlanma başlamış,hıçkırıklara boğulan sesiyle: “-Allah senden razı olsun yavrum! Allah’a söz veriyorum.Artık gerçek evimi düşünüp ona göre hazırlık yapacağım.!!” Bir gönül daha uyanmıştı.

Delinin (!) Bayezid-i Bestami'ye tavsiyesi

Büyük mutasavvıf Bayezid-i Bestamî hazretleri bir gün tımarhanenin önünden geçiyordu. Tımarhane hizmetçisinin tokmakla birşeyler dövdüğünü görüp: -Ne yapıyorsun? diye sordu. Hizmetçi: -Burası tımarhanedir. Delilere ilâç yapıyorum, dedi. Bayaezid-i Bestamî hazretleri: -Benim hastalığıma da bir ilâç tavsiye eder misin? diye sordu.

Hizmetçi: -Hastalığını söyle, dedi. Bayezid hazretleri: -Benim hastalığım günah hastalığı... Çok günah işliyorum, dedi. Hizmetçi: -Ben günah hastalığından anlamam... Ben delilere ilâç hazırlıyorum, diye cevap verdi. Tam bu sırada tımarhane parmaklığının arasından konuşulanları duyan bir deli,(!) Bayezid-i Bestamî hazretlerine: -Gel dede, gel! Senin hastalığının çaresini ben söyleyeyim, diye seslendi. Bayezid-i Bestamî hazretleri, delinin yanına sokularak: -Söyle bakalım, benim derdime çare nedir? dedi. Deli(!) şu ilâcı tavsiye etti: -Tevbe kökü ile istiğfar yaprağını karıştır... Kalb havanında tevhîd tokmağı ile döv, insaf eleğinden geçir, göz yaşıyla yoğur, aşk fırınında pişir... Akşam-sabah bol miktarda ye... O zaman göreceksin senin hastalığından eser kalmaz, dedi.

Bu güzel ilâcı öğrenen Bayezid hazretleri: -Hey gidi dünya hey! Demek, seni de deli diye buraya getirmişler, deyip oradan ayrıldı. Bu ilâç, halen günah hastası olanlara tavsiye olunmaya değer bir ilâçtır. Yani bu formülün hükmü hâlâ devam etmektedir.

Kıssadan Hisse 3.Sayfası

Giriş • Yukarı • Karınca • Kıssadan Hisse 2 • Kıssadan Hisse 3


Sitenin diğer bölümleri

• Giriş • Haremeyn "Mekke ve Medine" • Hurma • Peygamberimiz • Sahabe • Pırlanta Sayfalar • Arap Dünyası • Sorular Cevaplar • Arama ve İnternet • Dua • Ezanlar • Kültür • Kıssadan Hisse • Medya • İnsan Vücudu • Güzel Sözler • Hat Sanatımız • Sizden Gelenler • Haberler • Basında Çıkan Makaleler • Ziyaret Defteri •


Sitemizin Bütün Sayfaları 1024/786 çözünürlükte hazırlanmıştır
En iyi görünümü İE 5.5 ve üstü ile elde edebilirsiniz.