Mehmet ALTAN Web Sitesi

  Sahabeyi Sevmek


Ashab-ı Kiramı Sevmek

Ashab, Efendimiz'den (sav) gördüklerini din diye kayda geçirmişler ve kemal-i hassasiyetle tatbik etmişlerdir

Ashab-ı Kiramı sevmek ve onlara içten alâka duymak dindir. Maalesef ilahiyatçılar bunu anlamıyorlar ve içten içe bu saygıyı sarsıyorlar. Ashab, Efendimiz'den (sav) gördüklerini din diye kayda geçirmişler ve kemal-i hassasiyetle tatbik etmişlerdir. O'nun (sav) ifade ettiği her şeyi önce kendi şartları içinde sağlam bir yorum yapmak lazımdır. Bazılarını bugünün ihtiyaçlarına tıpatıp uyar gibi görürsünüz ama uymayabilir. O döneme gidip o dönemdeki şartları, zamanın faklılığını, nazil olduğu ortamı tam duyma, sahabenin ne anladığına inebilme, nakildeki şahısların hissiyatlarının içine girmek ve onlar hangi şartlar içindeydi, bunu tamı tamına duyabilmek ve bunları duyduktan sonra bunları kendi zamanımıza duyurarak yoruma gidilmelidir. Şartları, maslahatı yakalamadan eğer çıplak olduğu gibi alır da yorumlarsanız, kendi yorumlarınız içinde bir çok kişiyi tahkir etmiş ve tekfir etmiş olursunuz, işte bu bugünkü harici düşüncesidir. Başkalarına Hakkı- hayat tanımama ve başkalarını yobazca dışlama düşüncesi bu günün haricilerine mahsustur.

Sahabe çok fıtriydi. Bugünkü bozulmuş çevreyle, mülahazalarla sahabeyi anlatmak ve anlamak zordur. Yalan nedir bilmezlerdi, tavır ve ifadelerinde yalan yoktu. İradi olarak ağlasalardı günah-ı kebair işlemiş gibi bir hisse kapılırlardı. Seslerinin yükseltilmesinin gerektiği yerde yükseltir, kısalması gerekiyorsa kısarlardı, İradi olmazlardı. Ancak önünü alamayacakları hıçkırıkları dışarı vururlardı. Bizim asrımızda yalan hüküm ferman, iç heyecanlarda bile yalan var, gözyaşlarında bile yalan var. Yalan bizi çepe çevre kuşatmış.

Sahabedeki okuyuş ve ufuk daha berraktır, daha açıktır. Onlarda ıtlakta duyma vardır. Sahabe ve sahabe mesleğinden olanların fazileti ve üstünlüğü tartışılmaz. Ama hususi mükaşefede onlardan ileri olanlar olabilir. Bunun yanında Cenab-ı Hakkın tecellilerini mükaşefe etmelerine dair de bir şey diyemeyiz. Ama meslek olarak onların önünde hiç kimse olamaz. Sahabe mesleğini edinmiş olanlar kitle ile bütünleşme ölçüsünde O şahs-ı manevinin gücünden istifade eder. Şahsı manevinin gücünü arkasına almış olanlar tam bir güven ortamını elde ederler.

Bu devirde, insanın kendini tamamen ademe mahkum etmesi, ben yokum demesi şahsen zordur. Bu dönemde şahıslar a’mâl-i uhreviyede iştirak-i a’mâl düsturuyla dairenin hususiyetlerinden bütünleşmesiyle istifade eder. Şahsî kemalat noktasında kendi olma konumunda olanlar bu dairenin nimetlerinden istifade edemezler. Allah’ın ikramları da velayetin şahs-ı maneviyeye bağlanmasındadır.

Bin adamın bir renginden istifade ederken, kendi rengini de bu renklerin içine katarak kendini nefyetme yolunu seçebilmek hem en bereketli, hem de en selametli yoldur. İnsanın etrafında çok şakşakçılar olabilir. Onların alkışları insanı her an şaşırtır ve insanda marazi ruh hortlamasıyla artık paranoyalar başlar, benliğine takılarak sapma yaşar. Hasan Sabbah’ı şaşırttıkları gibi sapar gider. Düz insan olabilmek, insanların içinde düz insan tavırlarıyla bulunabilmek çok önemlidir. Bir insan için insanlar içinde faikiyetini ortaya koymak bir felakettir.

Yazıcıya Gönder


Sahabe ile ilgili diğer sayfaları okuyunuz

• Giriş • Yukarı • Ebu Ubeyde • Hadîste Sahabe • Hz. Hatice Anamız • Kuranda Sahabe • Mus'ab bin Umeyr • Sahabenin Büyüklüğü • Sahabenin Din Anlayışı • Peygamber'imizin Sahabeye Alâkası • Sahabeyi Sevmek • Sahabenin Yüceliği • Tabakat-ı Sahabe •


Sitemizin Bütün Sayfaları 1024/786 çözünürlükte hazırlanmıştır
En iyi görünümü İE 5.5 ve üstü ile elde edebilirsiniz.